(1412 S. K. m. 243, 318,406)
Rüşvet alma suçundan sanık T. A.nın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair (Ş.) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.2.2004 gün ve 2003/379 Esas, 2004/38 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık vekilinin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü?
Sanığın aşamalarda suçu kabul etmemesine, olayın tek kanıtının S. S. A.nın bilgisinden ibaret olmasına ve mahkumiyet hükmünün bu tanığın hazırlıktaki beyanlarına dayandırılmış bulunmasına göre, delillerin doğrudanlığı prensibinin doğal sonucu olarak ve CMUK.nun 243. maddesinin amir hükmü gereğince adı geçenin dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu lazımeye uyulmadan noksan soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktar ve dökümüne yer verilmemesi suretiyle CMUK.nun 406. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 31.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy