(765 S. K. m. 102, 104, 414, 415, 416, 417, 418) (5237 S. K. m. 7, 102, 103) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 322) (5271 S. K. m. 223) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Zorla kaçırmak, ırza geçmeye teşebbüs, şartlı tehdit, sarkıntılık ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Zeki Akbaş'ın yapılan yargılanması sonunda; zorla kaçırmak ve sarkıntılık suçlarından beraetine, ırza geçmeye teşebbüsten açılan davada eylemin ırz ve namusa tasaddi kabulü ile ve şartlı tehdit ve saldırgan sarhoşluk suçlarından mahkumiyetine dair Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.12.2004 tarih ve 2004/407 esas, 2004/577 karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki O Yer C.Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 17.08.2005 günlü tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Oluşa göre, sanığın, mağdur Ayhan'a seni yapacağım diyerek ırza geçme kastını ortaya koyduktan sonra bacağını, vücudunu ellemesi, peşinden ayağının taşa takılıp dengesini kaybetmesi üzerine mağdurun kaçması ile fiilini tamamlayamaması biçiminde gerçekleşen eylemi ırza geçmeye eksik teşebbüs, mahkemenin kabulüne göre ise tasaddi tamamlandığı durumda yazılı biçimde eksik teşebbüsten hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık hakkında sarkıntılık suçlarından kurulan hükmün tetkikinde,
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında saldırgan sarhoşluktan kurulan hükümde,
Sanığa isnat edilen saldırgan sarhoşluk suçunun tabi olduğu kanun maddesinde ön görülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 S. TCK. nun 102/5 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 3 senelik asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 22.09.2004 ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 s. TCK. nun 7/2 ile 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 s. CMK. nun 223/8. maddeleri uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında zorla kaçırıp alıkoymaktan kurulan hükme ait temyize gelince;
Sanığın mağdur Ayhan'ı götürdüğü iddia edilen dere kenarı denilen yerin sanığın mağdur üzerinde nüfuz ve hakimiyet sağlamasına müsait yer olup olmadığı, buraya götürmenin ırza geçmek suçunu işleyebilmek için yer tedarikinden ibaret bulunup bulunmadığı mahallinde yapılacak keşif ile tespit edilip araştırıldıktan sonra karar vermek gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sanığın ırz ve namusa tasaddi ile şartlı tehdit suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlere gelince,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 s. Türk Ceza Yasası'nın 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa'nın 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 s. Yasanın 12. maddesi ile 765 s. Türk Ceza Yasasının yürürlükten kaldırılması, 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 gününde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 s. Yasanın 7 ve 5252 s. Yasanın 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasa hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 S. Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy