(1412 S. K. m. 264) (765 S. K. m. 71, 416, 418, 430)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak, rızaen ve müteselsilen ırzına geçmek ve kızlığını bozmak suçlarından dolayı Aksaray/Ortaköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2004 gün ve 2004/111-184 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK. nun 416/son, 80 (iki defa) 418, 430/2 ve 71.maddeleri uyarınca 2 yıl 27 ay hapis cezasına hükümlü Abdurrahman A.'ın bu cezasının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talebinin reddine dair, aynı Mahkemenin 7.6.2005 gün ve 2004/111 müteferrik sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 14.7.2005 gün ve 2005/286 müteferrik sayılı kararında isabet görülemediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309.maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 7.9.2005 gün ve 37260 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Aksaray/Ortaköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2004 gün ve 2004/111 Esas, 2004/184 sayılı kararının infazı sırasında 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine anılan 765 sayılı Yasaya göre verilip kesinleşen hükmün lehe olması nedeniyle talebin reddine ilişkin davanın esasını çözen 7.6.2005 gün ve 2004/111 Esas sayılı ek kararı duruşma dışında verilmiş olsa bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle hükümlünün bu karara karşı yaptığı 22.6.2005 tarihli başvurusu temyiz niteliğinde olduğu halde, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince itiraz olarak değerlendirilerek verdiği 14.7.2005 gün ve 2005/286 Esas sayılı itirazın reddine ilişkin kararı hukuki değerde yoksun ve yok hükmünde olması itibariyle Aksaray/Ortaköy Asliye Ceza Mahkemesinin 7.6.2005 gün ve 2004/111 sayılı ek kararı henüz kesinleşmediğinden aleyhine kanun yararına bozma istenemeyeceği ve CMK. nun 264. maddesi uyarınca da kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı gözetilerek anılan maddenin 2. fıkrası uyarınca hükümlünün belirtilen 22.6.2005 tarihli başvurusunun temyiz olarak kabulü ile gereğinin mahallinde yapılması gereklidir.
Sonuç: Bu nedenlerle, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince itiraz olarak değerlendirilip verilen 14.7.2005 gün ve 2005/286 Esas sayılı itirazın reddine ilişkin kararı hukuki değerde yoksun ve yok hükmünde olması itibariyle incelenemeyeceğinden kararın bozulması hakkında yazılı emre dayanan bozma isteminin REDDİNE, temyiz incelemesi yapılması bakımından gereğinin mahallinde ifasına ve dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy