(5237 S. K. m. 103) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından hükümlü Aziz Seyfi P.'in hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.6.2005 gün ve 2000/368 Esas, 2001/363 sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Alıkoyma suçundan verilen para cezasının infaz edilmiş olması nedeniyle uyarlama kararında hariç tutulduğundan, cinsel istismar suçundan kurulan kararla sınırlı olarak ve davanın esasını çözen veya bunda değişiklik yapan sonuç kararlar duruşma dışında verilmiş olsalar bile temyiz edilebileceği bu nedenle hükümlünün istemi temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
5252 Sayılı Yasanın 9/1. maddesi 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilmesi, olaya tatbiki imkanı bulunan yasaların leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçları karşılaştırılıp lehe olan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza, artırım ve indirim oranları tespit edilirken takdirin doğru kullanılabilmesi 5237 sayılı Yasanın 103/6. maddesinin uygulanma olasılığı nazara alınarak kızlığı bozulan mağdurenin suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden görüş alınarak saptanabilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi bakımından duruşma açılıp tüm bu bunların neden ve gerekçeleri ile her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen kararın 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy