(765 S. K. m. 53/1, 102) (5237 S. K. m. 31, 56, 66)
Dava: Irza geçme suçundan hükümlü H.'ın hakkında 5237 sayılı TCK.nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak ( I. ) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 9.6.2005 gün ve 1997/284 Esas, 2002/354 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davanın esasını çözen veya bunda değişiklik yapan sonuç kararlar duruşma dışında verilmiş olsalar bile temyiz edilebileceği bu nedenle hükümlünün isteminin temyiz niteliğinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
5252 Sayılı Yasanın 9/1. maddesi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de sonradan yürürlüğe giren kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasaların leh ve aleyhteki bütün hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçlar karşılaştırılıp, lehe olan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ile artırım ve indirim oranları belirlenirken taktir hakkının isabetli kullanılabilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri ile her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Fiilin 15 yaşında küçük ve zeka geriliği olan mağdureye karşı cebir kullanılarak işlendiği iddiası nazara alınarak sanık hakkında 102/4. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının araştırılmaması,
Kasti bir suçtan dolayı hapis cezası verildiği halde 53/1. maddenin uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden ve hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy