(4616 S. K. m. 1) (5237 S. K. m. 80, 247)
Dava: Zimmet suçundan sanıklar Nail Pekcan, İsmail Teğmen, Hüseyin Ercan, Cevdet Karadağ, Muharrem Özdemir ve Yalçın Akgün ile iki kez görevi kötüye kullanmak suçundan sanık Nail Pekcan'ın yargılanmaları sonucunda sanıklar Hüseyin Ercan, Cevdet Karadağ, Muharrem Özdemir ve Yalçın Akgün'ün beraatlarına, sanıklar Nail Pekcan ve İsmail Teğmen'in zimmet suçundan mahkumiyetlerine, sanık Nail Pekcan hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan açılan kamu davasının 4616 Sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.06.2004 gün ve 2000/139 Esas, 2004/155 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş, sanık Nail ve İsmail yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 18.10.2006 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Hayrettin Altıntaş hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye ve ibraz eylediği yetki belgesine dayanarak sanık Nail Pekcan ve arkadaşları adına gelen Avukat Eralp Atabek huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 15.11.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Kooperatif başkanı olan sanık Nail Pekcan'ın sübutu kabul olunan kooperatifte çalışmayan Rıza Şen isimli şahsı kooperatifte çalışıyor şeklinde gösterip sigorta primlerini ödemek suretiyle kooperatifi zarara uğratması eylemi ile ilgili olarak Sosyal Sigortalar Kurumundan Rıza Şen için kooperatifçe yatırılan prim tutarlarının ve de adı geçenin emekli olup olmadığının sorulup tespit edilmesi, müteakiben emanetteki ücret bordolarının eklenip yargılama sırasında rapor veren bilirkişilere dosya gönderilerek kooperatifçe ödenen toplam SSK prim tutarlarının ve eylemin başlangıç ve bitiş tarihlerinin kesin olarak açıklanıp saptanmasının istenmesi,
Kooperatife ait aracın satılması eylemi ile ilgili olarak her ne kadar satılan aracın yeni yönetim kurulu tarafından, alıcıya devredilmemiş olması nedeniyle kooperatife kazandırıldığı ve bu olayda kooperatifin zarar gördüğü kesin olarak saptanamadığından sanıkların zimmet suçundan beraatine karar vermek gerekeceği sonucuna ulaşılmışsa da, dosya içerisinde mevcut 25.5.1999 tarihli onaysız araç satış mukavelesinde aracı satın alan olarak görünen Şengül Yılmaz, satıcı Ahmet Başkaya ve olayla ilgili bilgileri bulunabilecek kişilerin dinlenerek, satış bedeli olarak ne kadar miktarda paranın kim tarafından kim veya kimlere ödendiğinin tespiti ile alıcı tarafından söz konusu paranın tahsili veya aracın kendisine iadesi cihetinde hukuki yollara başvuru yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması,
Sanıkların kooperatife ait marketteki mallarla ilgili eylemleri ile ilgili olarak tanık beyanlarında, ramazan aylarında üyelere erzak yardımı yapıldığı belirtildiğinden, bu yardımlarla ilgili kooperatifçe alınan herhangi bir karar olup olmadığı, hangi miktarda yardımlar yapıldığının belgeleri ile ortaya konulması ve marketteki sayımla ilgili tutulduğu iddia edilen tutanağın akıbeti hakkında daha da geniş bir araştırma yapılması,
Kooperatife ait kum ocağında iş makinesi çalıştırılmadığı halde çalıştırılmış gibi gösterilerek sarf belgelerindeki parayı 1997-1999 yılları içerisinde zimmetlerine geçirdikleri iddiası ile ilgili olarak faturalar karşılığında ödemeler yapıldığının anlaşılması karşısında, söz konusu yıllara ait faturaların gerçek olup olmadığının ilgili şirketlerin kayıt ve defterlerine inilerek araştırılması, şirket yetkililerin ve söz konusu iş makinelerini kullanan kişilerin araştırılıp beyanlarına başvurulması, olay yerinde keşif icrası ile tarafsızlığından kuşku duyulmayacak tanıkların dinlenmesi, yine sanıkların ahşap doğrama işleriyle ilgili imalatların çok üstünde ödemede bulunarak çıkar sağladıklarının iddiası ile ilgili olarak, bu maksatla fazla ödeme yapıldığının sabit olması durumunda eylemlerinin zimmet suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, Kusutoğlu şirketine ait 11 ve 14.10.1999 tarihli iki adet fatura karşılığında ödemeler yapıldığının anlaşılması karşısında, söz konusu şirket ile kooperatif arasında anılan işler için sözleşme yapılıp yapılmadığının, faturaların gerçek olup olmadığının ilgili şirketlerin kayıt ve defterlerine inilerek araştırılması, şirket yetkililerin beyanlarına başvurulması, faturaların yapılan işlerin tarihleri de gözetilerek hangi işler karşılığı olarak düzenlendiklerinin kesin olarak saptanması açısından olay yerinde keşif icrası ile bu konuda tarafsızlığından kuşku duyulmayacak tanıkların dinlenip bilirkişi marifetiyle yapılan işlerin gerçek değerinin günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak tespiti, fazla ödeme varsa nedenleri ile ayrıca her iki eylemle ilgili tarafların ibraz ettikleri Bursa 5. Sulh Hukuk ve 5. Asliye Hukuk Mahkemelerince görevlendirilen teknik bilirkişilerin 17.2.2000 ve 22.5.2003 tarihli raporları arasındaki açık farklılığın nedenleri hususlarında, raporlar alınmasından sonra iddia ve savunma birlikte değerlendirilerek, sanıkların kastlarının ve hukuki durumlarının belirlenmesi yerine, noksan incelemeyle ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Birden fazla ve muhtelif tarihli faturalarla zimmetlerine para geçirdikleri kabul olunan sanıklar hakkında TCK. nun 80. maddesinin uygulanmaması, suç tarihleri 1997-1999 tarihleri olarak iddianamede yazılı olmasına rağmen sadece 1999 yılı için hesaplanan zimmet miktarının esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarıyla duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy