(765 S. K. m. 59, 430) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9)
Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoymak suçundan sanık
., 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 430/2, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince 1.733.550.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2004 tarihli ve 2003/1011 Esas, 2004/729 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, lehe herhangi bir değişiklik getirmediğinden bahisle önceki hükümde belirtilen ağır para cezasının 1.733.00 Yeni Türk lirası adli para cezası olarak infazına dair, aynı mahkemenin 09.06.2005 tarihli ve 2003/1011 esas, 2004/729 sayılı ek kararında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.11.2005 gün ve 49414 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla, gereği düşünüldü:
Söz konusu tebliğnamede özetle:
1) Tüm dosya kapsamına göre yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği, temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta duruşmalı inceleme yapılması gerektiği;
2) Kabule göre de; sanığın reşit olan mağdureyi alıkoymak olarak belirlenen eyleminin, 5237 sayılı TCK. nun da düzenlenmemesi nedeniyle suç olmaktan çıkarıldığı nazara alınarak 5237 sayılı Kanun uyarınca yeni bir hüküm kurulacağı hususları gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulmasının istenmesi üzerine,
Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 gün ve 2003/1011 esas, 2004/729 sayılı ek kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan 765 sayılı TCK. na göre verilip kesinleşen hükmün, yeni yasada lehe herhangi bir değişiklik getirmediği, belirlenen ağır para cezasının 1.733.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası olarak infaz edilmesine ilişkin davanın esasını çözen anılan ek kararın duruşma dışında verilmiş olsa bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle ek kararın hükümlüye tebliğine rağmen temyiz edilmeden kesinleştiği, kesinleşen bu karara karşı kanun yararına bozma istendiği, dosya kapsamına göre 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu ile suçun unsurlarında, suçun karşılığında öngörülen yaptırımlarda, miktarlarında, bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerde değişiklik yapıldığı, bunların olaya uygulama olanaklarının değerlendirilmesi, değişen temel ceza ile leh ve aleyhindeki hükümlerin ayrı ayrı ele alınıp, leh ve aleyhe olanın belirlenebilmesinin duruşma açılmasına bağlı olması, 5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesinde cevaz verilen duruşmasız karar verme imkanının sadece lehe hükümlerinin derhal uygulanabildiği durumlarla sınırlı olduğu gözetilmeden duruşmasız evrak üzerinde karar verildiği, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak lehe hüküm, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmediği eylemin suç olmadığına yönelik talebin de bozma sonuçlarına göre mahkemesince değerlendirileceği,
Sonuç olarak, Kanun Yararına Bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğu anlaşıldığından Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2005 ve 2003/1011 esas, 2004/729 sayılı ek kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy