(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 43, 53, 212, 247, 248)
Dava: Zimmet suçundan hükümlü Müdat Genç'in hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Karabük Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.6.2005 gün ve 2005/143 Esas, 2005/125 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Davanın esasını çözen veya bunda değişiklik yapan sonuç kararların duruşma dışında verilmiş olsalar bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle hükümlü müdafiinin isteminin temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Karar: 5252 Sayılı yasanın 9/1. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren Kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulanma olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ve artırım indirim oranları belirlenirken takdir hakkının isabetli kullanılabilmesi, her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK. nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur biçimindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için kooperatifin nakliye işini yapan müşteki yerine bazı istihkak bordrolarına taklit imza atan ve bunlarla ilgili düzenlediği mahsup ve tediye fişleri ile kooperatif muhasebe kayıtlarında bu ücretleri ödenmiş gösterme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5237 sayılı TCK. nun 247/1, 247/2 ve 43. maddelerine göre tayin edilen 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası 248/2. maddeye göre 1/3 oranında indirilirken hesap hatası sonucu 6 yıl 3 ay yerine, 6 yıl 3 ay 2 güne hükmolunması,
Suçu 5237 Sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan ve aleyhe temyiz bulunmamakla birlikte infaz aşamasındaki hatalı uygulamalar kazanılmış hak oluşturmayacağından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy