(765 S. K. m. 202) (5237 S. K. m. 53, 247)
Dava: Nitelikli zimmet, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, sahtecilik ve 3628 Sayılı Yasaya muhalefet suçlarından sanıklar Fahrettin Altun, Yaşar Üstün, Faruk Karöz ve Hüseyin Bacak'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Yaşar, Faruk ve Hüseyin'in atılı nitelikli dolandırıcılık, nitelikli zimmet, 3628 Sayılı Yasaya muhalefet ve görevi kötüye kullanmak suçlarından beraatlerine, sanık Fahrettin'in ise nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik zimmet suçunun unsuru olduğundan nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine, 3628 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraatine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.5.2006 gün ve 2005/122 Esas, 2006/253 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili ve sanık Fahrettin müdafii tarafından istenilmiş ve sanık Fahrettin'in müdafi incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 24.1.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından M. Mahir Durakoğlu hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Fahrettin Altun adına gelen Av. Nusret Güler huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 7.2.2007 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
İddianamede sanıklar Fahrettin Altun ve Yaşar Üstün'ün bankayı vasıta kılarak dolandırıcılığa teşebbüs olarak nitelendirilmiş olan müfettişçe belirlenen kasa açığını kapatmak için karşılığı olmadan 1.024.416.090 YTL'nin Ankara 10. İcra müdürlüğü hesabına aktarılması girişimlerinin Vakıflar Bankası aleyhine bir eylem olduğu, bankanın davaya katılma ve temyiz talebinin bulunmadığı ve bununla ilgili hükmü doğrudan zarar görmeyen müdahil idarenin temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteğinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer suçlardan kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Yaşar Üstün, Faruk Karöz ve Hüseyin Bacak'ın bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık, zimmet, 3628 Sayılı yasaya muhalefet ve görevi kötüye kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhteki toplanan tüm kanıtları inceleyip irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri ayrı ayrı gösteren savunmayı tercih nedenlerini açıklayan aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi müdahiller vekilinin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle, usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
Sanık Fahrettin Altun'un nitelikli zimmet ve 3628 Sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Lehe yasanın belirlenmesi için değerlendirme yapılması sırasında 765 Sayılı Yasanın 202/2. maddesiyle uygulama yapılırken teşdit uygulanmasına karar verildiği halde cezanın alt sınırdan tayini suretiyle çelişki yaratılması, 5237 Sayılı Yasanın lehe kabul edilmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna, Adalet Müfettişi tarafından yapılan tespitlere ve dosya içeriğine göre icra müdürü olan sanığın emanet paranın bir kısmını kasadan peyder pey çekerek, emanet kasa defterinin tahsilat ve reddiyat bölümlerinde sayfa toplamları üzerinde oynayıp değiştirerek yada miktarını yanlış intikal ettirerek, bazı dosyalarda tahsil edilen paraları 2004 yılı sonu devirlerine almayarak, UYAP sisteminde tahsilatları iptal etmek ve reddiyatı yapıp ilgilisine ödememe biçiminde işlem yapmak suretiyle toplam 1.915.416,49 Yeni Türk Lirasını zimmetine geçirdiği oluşa uygun olarak kabul edilmiş ise de; mal edinilen 1.270.927,84 YTL.nin kasa açığı olduğu, 579.574,59 YTL.nin hesap çekimi ve dosyaların incelenmesi ile belirlendiği, Av. Seyit Ali Koç'a ödendi gösterilen 61.192,25 YTL. ile ilgili reddiyat makbuzunda ilgisinin imzasının bulunmadığı ve eylemin olağan denetim sırasında ortaya çıkarıldığı, nitelikli zimmetin oluşması için 765 Sayılı Yasanın 202/2. maddesi gereğince dairesini aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak hileli faaliyette bulunmasının, 5237 Sayılı Yasanın 247/2. maddesine göre ise zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla suçun işlenmesinin gerektiği de dikkate alınarak, zimmetin ve miktarının dairedeki belgeler üzerinde yapılacak incelemede ortaya çıkacak nitelikte olup olmadığı, daire dışı araştırma, bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulup duyulmadığı, fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarının neler olduğu hususlarında bilirkişilerden ek rapor alınıp belirlenmeden, bu yönden yeterli açıklık bulunmayan raporlarla yetinerek ve gerekçeleri karar yerinde açıklanmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması,
Damadı ve oğlu adına iş yeri açtığı ve ayrıca kendisi ile oğlu üzerine kayıtlı üç aracın bulunduğunun iddia edilmesi karşısında, sözü edilen yakınlarının gelir durumları da araştırılarak bunları kendilerinin edinme olanakları olup olmadığının ve sanığın katkısı yada gizli ortaklığı bulunup bulunmadığının belirlenmesi yerine noksan incelemeye dayanılarak beraet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
53/1-a maddesinde yer alan hak ve yetkisini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy