(5237 S. K. m. 250) (193 S. K. m. 31) (765 S. K. m. 61, 212) (5237 S. K. m. 252, 257)
Dava: İrtikap suçundan sanık Hasan Şengün'ün bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2005 gün ve 2005/394 Esas, 2005/475 karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 04.04.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ali Elbeyli hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Hasan Şengün adına gelen Av. Serdar Özgürol huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 18.04.2007 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Giresun Defterdarlığı Gelir Müdürlüğünde memur olan sanığın, müştekinin kardeşinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi gereğince sakatlık indiriminden faydalanması için gereken işlemleri hızlandırmak için para istediği, müştekinin ekonomik durumum iyi değil ama bulup geleceğim diyerek öneriyi kabul etmiş gözüktüğü, C. Savcılığına yapılan müracaat üzerine seri numaraları belirlenmiş paraları verdiği, yasal olarak para ödenmesi gerektiğine dair inandırıcı davranışta bulunmayan sanığın eyleminde, irtikabın ikna veya icbar unsurunun bulunmadığı, sanığın teklifi müşteki tarafından kabul edilmediğinden eylemin 765 Sayılı Yasanın 212/1, 61. maddelerine uyan yapması gereken işi yapmak için rüşvet almaya eksik teşebbüs suçuna vücut vereceği, ancak 765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle sanığın eylemi aynı yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamak suçuna teşebbüs etmek niteliğinde olduğu nazara alınarak lehe kanun değerlendirmesinin bu suçlar arasında yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy