(5271 S. K. m. 231)
Dava: Irza geçme suçundan sanık J. Ş.’in yapılan yargılanması sonunda; eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.05.2006 gün ve 2005/134 Esas, 2006/146 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve üzerine atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarı nazara alındığında öncelikle 5560 sayılı Yasa ile getirilen yeniliklerde gözetilerek uzlaşma hükümlerinin uygulanması, sonuçsuz kalması halinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
21.03.2006 tarihli duruşma tutanağının üye hakim tarafından imzalanmaması,
Sanığın, ırz ve namusa tasaddi suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda raporunun alınması yerine fiili livata suçunun farik ve mümeyyizi olduğuna ilişkin raporla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)