(Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi m. 14) (Türkiye Cumhuriyeti ile İran Devleti Şehinşahisi arasında İadei Mücrimin ve Cezai Mevadda Adli Müzaheret Muahedenamesi m. 4) (5237 S. K. m. 18) (1412 S. K. m. 318, 321) (5235 S. K. m. 12) (5271 S. K. m. 230) (5320 S. K. m. 8)
Dava: İran İslam Cumhuriyeti Adli Makamları'nın 19.02.2006 gün, 288.1.84 sayılı tutuklama emri nedeniyle iadesi talep edilen A. A. hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı TCK'nun 18/1-8 maddesi gereğince rüşvet, zimmet, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından iadesine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 17.07.2006 gün ve 2006/801 Değişik İş Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi A. A. müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen tebliğname ve Yüksek 11. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile gönderilmekle incelendi:
Karar: Duruşmalı inceleme sistemini düzenleyen CMUK'nun 318. maddesindeki ağır cezalık işler tanımına, ağır ceza mahkemesinin görevini düzenleyen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun'un 12. maddesi kapsamına ve mahkemece verilen iade kararının duruşmalı incelemeyi gerektiren işlerden olmamasına göre; sanık müdafiinin duruşma isteğinin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Karar: 5237 Sayılı TCK'nun 18/son, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 14. ve Türkiye Cumhuriyeti ile İran Devleti Arasında İadei Mücrimin ve Cezai Mevadda Adli Müzaheret Muahedenamesi'nin 4. maddesi gereğince iade edilen şahsın, iadeden evvel ika ettiği ve geri verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan başka bir fiilden dolayı yargılanamayacağı gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tutuklanamayacağı ve herhangi bir surette hürriyetinin kısıtlanamayacağı nazara alınarak, iade eden Devletin egemenlik hakkıyla ilgili bu kuralın işletilebilmesi için iade talepnamesinde ve kararında geri vermeye konu edilen suçların ika edildikleri yer, zaman ve hukuki tavsiflerinin açıkça gösterilmesi gerektiği ve geri verme talebinde sanığın sadece yasal olmayan yollarla halktan para toplamak suretiyle dolandırıcılık ve sahte pasaport düzenleme suçlarını işlediği ve bu suçlardan dolayı takip altında bulunduğu bildirildiği halde, iade talebi ve ekindeki izahnamede yer almayan zimmet ve rüşvet suçlarından da iadesine karar verilmesi, ayrıca kararda dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının işleniş biçimleri ve hukuki tavsiflerinin sarih ve iade sonrası yapılacak yargılamanın kapsamını belirleyecek şekilde gösterilmemesi,
İadesi talep edilenin siyasi lider olduğu, atılı suçlarla ilgisi bulunmadığı, İran Devleti Adli Makamlarının kendisini eylemci olarak gösterip idamını istedikleri ve bu nedenle İran'dan kaçmak zorunda kaldığı, iadesi durumunda idam cezasına çarptırılacağı, işkence ve kötü muameleye maruz kalacağı yönündeki savunmasının reddine ilişkin nedenlerin yasal dayanağının karar yerinde açıklanmaması suretiyle CMK'nun 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nun 18/4-5. maddesiyle geri verme talebinin incelenmesi ve iade kararı verilmesi hususlarında yargı ve idari makamları ayrı ayrı görevlendirilerek karma geri verme sisteminin kabul edildiği, mahkemenin bu madde ve Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşmelere göre geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar vermesinden sonra bu kararın yerine getirilip getirilmemesinin Bakanlar Kurulunun taktirine bağlı olduğu nazara alınarak; tüm deliller toplandıktan sonra geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, doğrudan iadesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy