(5237 S. K. m. 250, 257)
Dava: İrtikap suçundan sanık S. K.'nın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin rüşvet almak suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2005 gün ve 2003/251 Esas, 2005/245 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/126 Esas sayılı tescil davası nedeniyle 01.06.2001 tarihinde yapılan keşif sırasında fen bilirkişisi olarak görevlendirilen sanığın davacı M. Ö. ve oğlu müşteki Ö. Ö.'in aşamalardaki açıklamalarına göre kendisine 3000 DM para verilmesi halinde araziyi istedikleri şekilde göstereceği, aksi halde yasal durum neyi gerektiriyorsa o şekilde rapor tanzim edeceğini söyleyerek para almasından sonra sanığın dosya için rapor tanzim etmediği, dosyanın görevsizlik kararı ile gönderildiği Dicle Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonunda başka bir bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dayanak alınarak davacı M. Ö. lehine hüküm tesis edildiği, hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında bu dosya sonucu araştırılıp davacının isteminde haklılığının doğrulanması halinde, sanığın eylemlerinin yapması gereken bir işi yapmak için basit rüşvet alma suçunu oluşturacağı, basit rüşvet suçunun 5237 sayılı Yasada düzenlenmediği zarar unsurunun oluştuğunun kabulü halinde eylemlerin 5237 sayılı TCK. nun 257/1. maddesindeki suçu oluşturacağından bu husus üzerinde durulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy