(5237 S. K. m. 7, 250) (5252 S. K. m. 9)
Dava: İrtikap suçundan sanık Mesut Dilek'in yargılanması sonucunda mahkumiyetine dair, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2005 gün ve 2004/49 Esas, 2005/149 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 1.11.2006 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanığa davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından M. Naim Hisarlı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz eylediği vekaletnameye dayanarak sanık Mesut Dilek adına gelen Av. Ali Koyuncu huzura alınarak duruşmaya başlanıldı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 15.11.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Yüksekova Devlet Hastanesinde doktor olan sanığın Mart 2003 tarihinde ölen Safiye Sarıtaş'ın bacağındaki cilt kanseri rahatsızlığı sebebiyle 2001-2002 yıllarında özel muayenehanesinde yapmış olduğu muayeneleri için hastanın eşi ve kardeşi olan müştekilerden aldığı ücretlerin dışında, hastanede yapmış olduğu ameliyatlar sonrasında icbar veya ikna boyutunda söz ve hareketlerde bulunmadan, müştekilerin hastalarıyla ilgilenmesi nedeniyle minnet altında ödedikleri anlaşılan bir kısım paraları almak suretiyle haksız çıkar sağlamasından ibaret eyleminin zincirleme görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı görülmüş olup ayrıca; hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazlarıyla sanık müdafiinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy