(5237 S. K. m. 7, 252, 254) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Rüşvet verme suçundan hükümlü Kubilay Şenbakar'ın hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 13.10.2005 günlü ek karara karşı vaki temyiz talebinin reddine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 4.1.2006 gün ve 1999/320 Esas, 2000/250 sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayıl TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine anılan 765 sayılı Yasaya göre verilip kesinleşen hükmün lehe olması nedeniyle talebin reddine ilişkin davanın esasını çözen Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.10.2005 gün ve 1999/320 Esas 2000/250 sayılı ek kararı duruşma dışında verilmiş olsa bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle hükümlü müdafiinin bu kararın kendisine 25.10.2005 tarihinde tebliği üzerine yaptığı 31.10.2005 havale tarihli başvurusu temyiz niteliğinde olduğu halde, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce itiraz olarak değerlendirilerek verdiği 1.11.2005 gün ve 2005/324 D.İş sayılı itirazın reddine ilişkin kararı ile daha sonra Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4.1.2006 gün ve 1999/320 Esas, 2000/250 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin verdiği kararı hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olması itibariyle hükümlü müdafiinin belirtilen 31.10.2005 havale tarihli başvurusunun temyiz olarak kabulü ile yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/1. maddesi 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasaların leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçları karşılaştırılıp lehe olan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ve artırım indirim oranları belirlenirken takdirin doğru kullanılabilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri ve her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime imkan verecek biçimde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Rüşvet veren hükümlünün soruşturma başlamadan önce durumdan soruşturma makamını haberdar ettiği emniyet tarafından düzenlenen 23.11.1999 tarihli müracaat tutanağı içeriği ile sabit olduğundan hakkında 5237 sayılı TCK. nun 254/2. maddesi uyarınca etkinlik pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy