(5271 S. K. m. 150) (5237 S. K. m. 53, 212, 247, 248) (765 S. K. m. 202)
Dava: Nitelikli zimmet ve sahtecilik suçlarından sanıklar İlhan Alasırt, Aytaç Hanoğlu, Ali Kurum, Suat Kaya, Malik Gassam Bereket ve Mehmet Çelik'in yapılan yargılanmaları sonunda; basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine dair İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2005 gün ve 2002/372 Esas, 2005/362 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş ve sanıklar Ali, Aytaç, İlhan ve Malik Gassam yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 28.6.2006 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiilerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine Av. Aycan Mursaloğlu'nun ve sanık Malik Gassam Bereket adına gelen Avukat Bedri Mazmancı huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar Malik Gassam Bereket ve resen duruşmaya tabi olan sanık Aytaç Hanoğlu haklarında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafiileri temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle müdafisi olmayan sanık Ali Kurum için CMK. nun 150/3. maddesi gereğince Avukat bulundurmak zorunlu olduğundan duruşmanın 20.9.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmasına Ankara Barosuna müzekkere yazılmasına oybirliğiyle karar verilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Ali Elbeyli hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık Ali Kurum ve Barodan görevlendirilerek adına gelen Av. Murat Aktaş ile sanık Gassam Bereket adına gelen Avukat Bedri Mazmancı huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istediler.
Hazır olan sanıkta müdafinin savunmasına iştirak ettiğini söylemekle hükmün bozulmasını istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 4.10.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Hayrettin Altıntaş hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık İlhan Alasırt adına gelen Avukat Orhan Korkut ile sanık Aytaç Hanoğlu adına Av. Aycan Mursaloğlu huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Hazır olan sanıkta müvekkilinin savunmasına iştirak ettiğini bildirmekle hükmün bozulmasını istedi. Av. Aycan Mursaloğlu önceki savunmalarımızı tekrar ederiz dedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 15.11.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Suçu 5237 Sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayıt ve belgeler üzerinde uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak zimmetin kurumdaki kayıtlar üzerinde yapılacak normal bir denetimle ortaya çıkacak nitelikte olup olmadığı, daire dışı araştırma, bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulup duyulmadığı araştırılıp, dairesini aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak hileli faaliyette bulunmak suretiyle suçun işlenip işlenmediği veya zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunup bulunmadıkları ve sahtecilik suçunun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği saptandıktan sonra sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 247/2, 212 ve 765 sayılı TCK.nun 202/2. maddelerinin uygulanması ve bunlar karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi yerine eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de;
Suçun öğrenilmesinden sonra Dörtyol C. Başsavcılığı'nın bilgisi dahilinde soruşturma yapan Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince sanık Aytaç Hanoğlu ve ortaklık anlaşması yaptığı anlaşılan Cemil Aydınlar'ın yakalandığı, 3.6.2002 günü muvafakatleri alınarak işyerlerinde yapılan aramalar sonucunda Cemil Aydınlar'a ait depoda suça konu kimyasal malzemeler bulunarak elkonulduğu ve kovuşturma başlamadan önce 17.7.2002 tarihli tutanakla müdahil kurum yetkililerine teslim edilerek zimmete geçirilen malın iadesinin sağlandığı dikkate alınarak olayda 5237 sayılı Yasanın 248/2 ve 765 sayılı TCK.nun 202/3. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Hükmün gerekçesine nazaran eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve ayrıca sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belgeler düzenledikleri kabul edildiği halde sanıklar hakkında sahtecilik suçundan da hüküm kurulmaması ve 5237 Sayılı TCK.nun 247/2. maddesinin uygulanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy