(5237 S. K. m. 247)
Dava: Zimmet suçundan sanık Hasan Hüseyin Kösem ve İbrahim Erdem'in yapılan yargılanmaları sonunda, mahkumiyetlerine dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2005 gün ve 2005/166 Esas, 2005/282 Karar sayılı hükmün sanık Hasan Hüseyin yönünden duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 28.6.2006 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık müdafine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Hasan Hüseyin Kösem adına gelen Av. Seyfettin Ünveren huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.7.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık İbrahim Erdem'in 10.2.2005 günlü gıyabi hükmü, 5.4.2005 tarihinde usulüne uygun yapılan tebligata rağmen temyiz etmediği ve hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, 13.10.2005 tarihinde yeniden hüküm kurulması hukuki değerden yoksun bulunmakla, sanık müdafiinin 14.10.2005 günlü temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, sanık Hasan Hüseyin Kösem hakkında kurulan hükümle sınırlı indirim yapılmasına karar verildikten sonra, gereği düşünüldü:
Sanığın Yılmazlar Belediyesinde Hesap İşleri müdürü olarak görev yaptığı sırada; Belediye İmalat şantiyesine taş, kanalizasyon borusu gibi malzemelerin imalatı için çeşitli firmalardan belediye adına fatura karşılığında çimento alındığı ve Belediye Fen memuru olarak görev yapan tanık Ali Osman Yavuzbilge ifadesinde, bu çimentoları teslim almakla görevlendirilen kişinin şantiye Şefi Tanju Eren olduğunu belirtmiş olmakla; Tanju Eren'in mahkemeye tanık sıfatıyla çağrılarak satıcı firmaların belediyeye getirdiği çimentoların kim tarafından ne şekilde teslim alınıp, sarf edildiği ve bunlara ilişkin düzenli kayıtların tutulup tutulmadığının, ayrıca belediyenin depolarına çimento teslim edip etmediği, ettiyse kimlere ne şekilde teslim ettiği hususlarının açıklatılması gerektiği gözetilmediği gibi, çimentoların sanık tarafından teslim alınmış olması halinde bile, savunmalarda kasaba yollarına döşenen taşların zaman içinde bozulması ile alt yapı çalışmaları sırasında kırılıp yeniden yapıldığının ileri sürülmesi ve bilirkişi raporlarında imalat sırasında ortaya çıkacak firenin hesaba katılmamış olması nedeniyle açık görünen çimento miktarının belediye hizmetlerinde sarf edilmiş olması olasılığı karşısında; sanığın çimentoları mal edindiğine dair kanıtlarda gösterilip tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz istemi reddedilen sanık İbrahim Erdem'e de 5271 sayılı CMK. nun 306. maddesinin gerekçesinin son fıkrası bu bozmayla temyiz yoluna başvurmayan sanıklar hakkında kesinleşen hüküm ortadan kalkar, aynı sanıklarla ilgili olarak yeniden hüküm kurmak gerekir. hükmünü öngörüp, gerekçe ve madde başlığı da usul hükümlerine göre madde içeriğine dahil olduğu gözetilerek CMUK. nun 325. maddesi uyarınca da bozmanın sirayetine, 05.07.2006 tarihinde tarihin de oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy