(5237 S. K. m. 7, 252, 257)
Dava: İrtikap suçundan sanık Serhat Liceoğlu'nun yapılan yargılanması sonunda: sanığın eylemi rüşvet alma niteliğinde görülerek mahkumiyetine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.7.2005 gün ve 2003/218 Esas, 2005/155 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 5.7.2006 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Serhat Liceoğlu adına gelen Av. Mehmet Doğan huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI) inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.7.2006 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Rize SSK Hastanesinde Üroloji Uzmanı olarak görevli bulunan sanık Serhat Liceoğlu'nun muayene ettiği müştekiye ameliyat olması gerektiğini ve 200 milyon Lira karşılığında ameliyat edilebileceğini söylemesi ve müştekinin de kabul etmesi ile ameliyat için hastaneye yatışını yaptıktan sonra bu defa müşteki parayı hazırlayamayınca da ameliyatı yapmamak suretiyle hastaneden taburcu ederek yapması gereken işi yapmak için rüşvet istemek şeklinde gerçekleşen ve oluşu mahkemece de bu şekilde kabul edilen eyleminde, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 252. maddesi kapsamındaki rüşvet suçunda, suçun unsurları ve oluşumu yeniden düzenlenmiş olup, bu maddeye göre; görev gereklerine aykırı olarak yapmaması gereken işi yapmak ya da yapması gerekeni yapmamak için menfaat sağlanmasının rüşvet suçu olarak kabul edilmiş olmasına göre, bu durumda 5237 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmü karşısında, sanığın yapması gereken işi yapmak için para istemesi eyleminin 5237 sayılı TCK. na göre rüşvet suçunu oluşturmayıp aynı yasanın 257/3 maddesi yolu ile 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmak kapsamında olduğu ve buna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın ameliyat karşılığı olarak 200 milyon Lira istediği, müştekinin de bunu kabul etmesi ile rüşvet suçunun tamamlandığı halde teşebbüs olarak kabul edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları da bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK. nun 321-326 maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy