(5237 S. K. m. 73/8) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Sarkıntılık ve sövme suçlarından hükümlü H.'in hakkında 5237 sayılı TCK'nın uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Çaycuma Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2005 gün ve 2005/235 D. İş, 2005/123 sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davanın esasını çözen veya bunda değişiklik yapan sonuç kararlar duruşma dışında verilmiş olsalar bile temyiz edilebileceği ve bu nedenle hükümlünün istemi temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 sayılı yasanın 9/1. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren Kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilirler şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ve artırım indirim oranları belirlenirken takdir hakkının isabetli kullanılabilmesi, her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması, keza sanığa yüklenen suçların takibi şikayete tabi olup zarar gören gerçek kişi olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 73/8. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma işlemi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki Kanunun 122. maddesi ile 647 sayılı CİK'nın yürürlükten kaldırıldığı halde ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen kararın belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy