(5237 S. K. m. 103) (5271 S. K. m. 264) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından hükümlüler Levent Acar ve Şenel Özsarıkaya'nın haklarında 5237 s. TCK. nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.6.2005 tarih ve 2003/207 Esas, 2004/257 s. ek kararın süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki hükümlüler Levent ve Şenel tarafından istenilmiş olduğundan bahisle dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından haklarında mahkumiyet verilip kesinleşen hükümlüler Levent Acar ve Şenel Özsarıkaya'ya ait 22.6.2005 gününde 5237 s. Kanunun uygulanması halinde sonuç cezanın değişmeyeceği, bu itibarla 5237 s. Kanunun hükümlüler lehine bir düzenleme getirmediğine dair verilen ek karar, duruşma dışında dosya üzerinden verilmiş olsa bile temyiz edilebileceği ve bu sebeple ek karara karşı hükümlü Levent Acar'ın 8.7.2005, hükümlü Şenel Özsarıkaya'nın 11.7.2005 tarihli dilekçeleri temyiz niteliğinde olduğu ve Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Levent Acar hakkında 18.7.2005 tarih 2005/352 Değişik iş, hukuken Şenel Özsarıkaya hakkında 28.7.2005 tarih ve 2005/391 Değişik iş kararları hakkında geçersiz bulunduğu ve CMK. nun 264. maddesi uyarınca hükümlülerin mercide yanılmalarının başvurma haklarını ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 s. Kanunun 9/1. maddesi 1 Haziran 2005 gününden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de, sonradan yürürlüğe giren kanunla suçun unsurlarında, diğer cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında ön görülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı yasal neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olayı tatbik imkanı bulunan yasaların leh ve aleyhteki tüm hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçları karşılaştırıp lehe olan kanunun belirlenebilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp, 5237 s. Kanunun 103/6. maddesinin uygulanma olasılığı nazara alınarak kızlığı bozulan mağdurenin suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığının Adli Tıp kurumu ilgili ihtisas Dairesinden görüş alınarak saptanması ve bütün bunların neden ve gerekçeleri ile her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçların denetime olarak verecek, biçimde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek dosya üzerinden yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş hükümlülerin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen kararın belirtilen sebeple 5320 s. Yasanın 8/1. maddesi gereğince CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 01.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy