(5271 S. K. m. 234) (765 S. K. m. 414, 415) (5237 S. K. m. 102)
Dava ve Karar: Irza geçmeye teşebbüs, bu suça iştirak ve ırz ve namusa tasaddi de bulunma suçlarından sanıklar F.E, S.Ç, M.C.G., L.D. ve H.F.Ş.'nin yapılan yargılanmaları sonunda; Sanıklar hakkında açılan kamu davasında ceza verilmesine yer olmadığına ve sanıkların velisine teslimine dair Trabzon Çocuk Mahkemesinden verilen 21.03.2006 gün ve 2004/345 esas, 2006/53 karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtay'ca incelenmesi, katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnanamesi ile daireye gönderilmekle incelende;
Kovuşturma aşamasında, 18 yaşını doldurmamış olan mağdurenin katılma kararından sonra 6.2.2006 günlü talimatla alınan beyanında, sanıklardan şikayetçi olmadığı anlaşılmakta ise de, Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 3.6.2008 gün ve 2008/5-56-156 sayılı kararında belirtildiği üzere; ırza geçme ve tasaddi suçlarından açılan kamu davasında suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış mağdureye CMK'nın 234/2 maddesi uyarınca atanan zorunlu vekilin iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden, katılan vekilinin temyiz talebinin kabulüne ve temyiz dilekçesi içeriğine göre sanık S.C hakkında verilen düşme hükmünü temyiz etmediği anlaşılmakla, incelemenin diğer sanıklar hakkında verilen hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında ırza geçme suçundan açılan kamu davasına bakma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait bulunduğunun gözetilmemesi,
Kabulü göre de;
Sanıkların farik ve mümeyyiz olup olmadıklarına ilişkin Adli Tıp Trabzon Şube Müdürlüğünün 29/04/2004 tarihli raporu ile KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesinden alınan 8/6/2004 ve 9.8.2004 günlü raporlar arasında farklılık bulunduğu nazara alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilip, sanıkların işledikleri iddia olun ırza geçmeye teşebbüs, bu suça feri iştirak ve ırz ve namusa tasaddi de bulunma suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suçlarla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunup bulunmadığının bilimsel olarak saptanmasından sonra sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 24.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy