(765 S. K. m. 2, 102, 104) (5237 S. K. m. 7) (4603 S. K. m. 1) (YCGK. 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: Zimmet, görevi kötüye kullanmak, dolandırıcılık ve sahte evrak düzenlemek suçlarından sanıklar A... B... , N... K... ve Ü... B... 'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına, sanıkların nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetlerine dair Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2006 gün ve 1993/191 Esas, 2006/43 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş ve sanıklar N... ile A... yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 14.02.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından M. M... D... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanıklar Necati Karaağaç ve A... B... adına gelen Av. N... D... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 28.02.2007 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Müdahil vekiline 01.05.2006 tarihinde karar tebliğ edilmiş olup, yasal süresinden sonra, 16.06.2006 günlü dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, müdahil vekilinin temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, sanıklar haklarında zimmet suçundan kurulan hükümler ve sanıklar müdafilerinin temyizleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı Kararında belirtildiği üzere, T.C. Emlak Bankası personeli olan sanıklara isnat edilen banka parasını zimmete geçirme eyleminde, 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasa karşısında sanıkların memur gibi cezalandırılmaları olanağı bulunmadığı, 4603 sayılı Yasa'nın 1. maddesinin 2. bendi uyarınca T.C. Emlak Bankasında 4389 sayılı Yasa ve yine hükümden önce yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Yasasına tabii kılındığı gözetilerek 765 sayılı TCK. nun 2/2 ve 5237 sayılı TCK. nun 7/2 maddeleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Özgü suçlardan olan zimmet suçundan dolayı 5237 sayılı Yasa lehe kabul edilerek hüküm kurulduğu halde sanıklar hakkında aynı yasanın 53/5 maddesinin uygulanmaması ve Beyoğlu 2. Ticaret Mahkemesinin 1997/293 Esas, 1999/546 sayılı Karar ve buna bağlı zararın ödenip ödenmediği araştırıldıktan sonra tazmin hususunda bir karar verilmesi lüzumu,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)