(5237 S. K. m. 103) (765 S. K. m. 418)
Dava: Irza geçme, ırza tasaddi ve alıkoyma suçlarından sanık Süleyman Gökçe'nin yapılan yargılanması sonunda; bu suçlardan mahkumiyetine dair Oltu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.03.2006 tarih ve 2002/36 Esas, 2006/36 Karar s. hükmün duruşmalı olarak süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 21.02.2007 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Süleyman Gökçe adına gelen Av. Fikret Kaya huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 07.03.2007 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık Süleyman'ın 2002 yılı başlarından aynı yılın 4. ayına kadar zamanı tespit edilemeyen aralıkla mağduru alıkoyarak ırz ve namusuna tasaddide bulunduğu ve ırzına geçtiği, oluşa uygun biçimde kabul edilen eylemler hukuki veya fiili bir kesintiye uğramadan sonuçlandığına göre; müteselsilen tek zorla ırza geçme ve alıkoyma suçlarının oluşacağı gözetilmeden her bir eylem için yazılı biçimde ayrı ayrı ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Mağdur hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu Başkanlığı'nca düzenlenen 09 Ekim 2002 günlü ve 6499 s. raporda ...hafif derecede zeka geriliği tespit edildiği, klinik psikolog tarafından yapılan muayenesinde çok endişeli, öfkeli, karamsar, panik, yoğun anksiyete, öfke, olayı anlatmaktan kaçınma, yalnız yatmaktan kalkma gibi posttravmatik etkilerin halen sürmekte olduğu... tespit edildiğinden bu durumun 5237 s. TCK. nun 103/6. maddesindeki suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulması veya 765 s. TCK. nun 418/2. maddesindeki sıhhatine diğer büyük bir nakisa niteliğinde olup olmadığı konusunda ilgili kurumdan dosya gönderilerek görüş sorulması ve 5237 s. TCK. 103/1-a maddelerinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı kanunun 103/4. maddesinin ise sadece maddi cebiri ifade etmesine göre; olayda maddi cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeleri de tartışılarak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 06.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy