(765 S. K. m. 102, 104) (5237 S. K. m. 7) (1412 S. K. m. 321, 322) (5271 S. K. m. 223)
Dava: Zimmet, sahtecilik ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçlarından sanık N.S.'nın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerin bir bütün halinde kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık olarak kabulüyle mahkumiyetine dair, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nden bozma üzerine verilen 12.07.2005 gün ve 2004/346 Esas, 2005/197 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığa yüklenilen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi 2002'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.'nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.'nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçuna ilişkin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Zimmet ve sahtecilik suçlarıyla ilgili olarak kurulan hükmün incelenmesinde;
Harita Dairesi Başkanlığında Harita Mutemedi olarak görev yapan sanığın İller Bankasının harita, nirengi, nivelman vb. ihtiyaçlarının karşılanması için olur hazırlatarak iş avansı alıp karşılığında Harita Genel Komutanlığı'ndan herhangi bir alım yapmadan almış gibi göstererek sahte sayman mutemedi alındısı ibraz edip iş avansını kapatarak toplam 174.904.123.804 TL. parayı mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle sanık hakkında zimmet ve sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de; söz konusu paraların kendisine görevi nedeniyle tevdi olmaması ve sanığın bu paralar üzerinde koruma, gözetim sorumluluğundan da söz edilemeyeceği gözetilerek, iğfal kabiliyetleri olduğu bilirkişi raporuyla da belirlenmiş sahte sayman mutemedi alındıları düzenlemek suretiyle suça konu paraları alması eylemlerinin müteselsil şekilde kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçu dışında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilip bu suçtan da mahkumiyet verilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy