(5271 S. K. m. 238) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava: Kaçırma, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanığın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2006 gün ve 2005/275 Esas, 2006/37 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi süresi içinde sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 14.11.2005 günlü celsede mağdur vekilinin sanığın cezalandırılmasını istiyoruz şeklinde beyanda bulunmuş olmasına göre, CMK. nun 238/2. maddesi gereğince kamu davasına katılmak isteyip istemediği sorularak sonuca göre bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihi ve sanığın yaşı itibariyle, sanığın işlediği kabul edilen çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin, lehe yasa ve müktesep hak hükümlerine göre, 15.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda ise aynı Kanunun 23. maddesinin, 5560 sayılı Kanunun 40. maddesi ve 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile yapılan değişiklikler de nazara alınarak sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafii ve mağdur vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy