(1163 S. K. m. 62) (5237 S. K. m. 43, 58, 155, 212, 247) (5271 S. K. m. 226) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321) (765 S. K. m. 80, 202, 219)
Dava ve Karar: Nitelikli zimmet suçundan sanık M. Y.'ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin hizmet nedeniylegüvenikötüyekullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine dair, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.12.2005 gün ve 2003/7 Esas, 2005/107 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yeni Konak Tarım Kredi Kooperatifinin müdürü olup kooperatifin para ve malları üzerinde muhafaza ve gözetim sorumluluğu bulunan sanığın oluşa uygun olarak kabul edilen ortaklar adına ve onların bilgisi ve rızası dışında senetler düzenleyip kredi verilmiş gibi göstererek kooperatifin paralarını mal edinmesi ve ortakların kooperatife ödediği paralara ilişkin makbuzların ikinci suretlerini farklı tanzim ederek aralarındaki farka tekabül eden miktarlardaki paraları uhdesinde bırakması şeklinde fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği ve daire içi olağan denetimle ortaya çıkarılamayacak olan eylemleriyle İcra Müdürlüğü tarafından kooperatif adına tahsil edilen 964.000.000 TL.yi kooperatif kasasına intikal ettirmeyerek yedinde tutması eylemlerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62 nci maddesi de dikkate alınarak kül halinde zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı TCK. nun 212 nci maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle; gerçeğe aykırı olarak makbuz ve senetler düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi yerine yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK. nun 202/2-4, 80, 219/son maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmış olup, iddia makamı mütalaasında da 5237 sayılı TCK. nun 247/1-2, 43/1, 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırma talep edildiği halde 5271 sayılı Yasanın CMK. nun 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy