(1412 S. K. m. 326) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 230, 231, 232) (5237 S. K. m. 7, 53, 155) (6008 S. K. m. 7) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava ve Karar: Nitelikli zimmet suçundan sanıklar İ. A. ve B. K.'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık B.'in atılı suçtan beraatine, diğer sanık İ.'in eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine dair, Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2005 gün ve 2005/124 Esas, 2005/187 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığındantebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay'dan verilen bozma kararı üzerine dosyaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve yetkilerini düzenleyen 1412 sayılı CMUK. nun 326 ncı maddesinin amir hükmüne göre yeniden duruşma açılıp, davet edilecek ilgililere bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği ve 5252 sayılı Yasanın 9/1-2 nci maddelerindeki duruşmasız karar verme koşullarının da bulunmadığı gözetilmeden dosya üzerinden değerlendirme yapılması,
Katılan vekilince temyiz edilen 01.12.2000 günlü ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK. nun 230/1-2 nci maddesinde belirtilen hususların hükümde gösterilmesi gerektiği, önceki karara atıfta bulunmakla yetinmenin olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde sanıklar haklarında beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK. nun 232/4 üncü maddesinin buyurucu nitelikteki karar ve hükümler bunlara katılan hakimler tarafından imzalanır hükmüne aykırı olarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasını içeren 2. sayfasının hükme katılan Üye Hakimler V. Ç. (23858) ve A. Tüzün A. (23633) tarafından imzalanmaması,
Karar yerinde, sanık B. hakkında beraat hükmü verilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK. nun 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık İ. hakkında tayin olunan hapis cezasının kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı TCK. nun 53/4 üncü maddesinin hükmüne aykırı olarak 53/1-a maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2 nci maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562 nci maddesinin 1 inci fıkrasıyla değişik CMK. nun 231/5 inci maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2 nci fıkrası ile de 231/14 üncü maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7 nci maddesi de gözetilerek sanıklardan İ. A. hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy