(5271 S. K. m. 236) (5237 S. K. m. 103, 109)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık Samet Tunç'un yapılan yargılanması sonunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraetine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2007 tarih ve 2005/206 Esas, 2007/61 Karar s. hükmün süresi içerisinde O Yer C. Savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafii taraflarından temyiz edilmesi ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 22.10.2007 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 12.03.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı Ahmet Dinç hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafii Av. C.Azmi Arslan'ın 11.03.2008 günlü faks ile ileri sürdüğü mazeretine dayanarak duruşmanın başka bir güne ertelenmesini istemekte olduğu görüldü.
Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde sanık müdafiin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 02.04.2008 Çarşamba saat 14:00'e bırakılmasına,
Kendisine duruşma tarih ve saatinin cevap bonosu ile bildirilmesine karar verildi.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcısı Mustafa Ernalbant hazır olduğu durumda oturum açıldı.
12.03.2008 günlü oturumda mazereti kabul edilen sanık müdafii Av. C.Azmi Arslan 02.04.2008 günlü telgrafı ile duruşma gününü yeni haber aldığını, ulaşım imkansızlığı sebebiyle duruşmanın başka bir güne ertelenmesini talep ettiği görüldü.
Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde sanık müdafiin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 07.05.2008 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmasına,
Sanık müdafiine duruşma tarih ve saatinin cevap bonosu ile bildirilmesine karar verildi.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından M. Mahir Durakoğlu hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Samet Tunç adına gelen Av. C.Azmi Arslan huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 21.05.2008 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
CMK. nun 236/3. maddesi açık hükmü sebebiyle mağdur çocukların tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması ve bu kişinin mağdurun beyanlarına ait görüşü de alınarak sonuca varılması gerekli ise de; aynı maddenin 2. fıkrasında her dinlemede psikolojisi daha da bozulacağından zorunluluk arzeden haller hariç mağdur çocukların bu suça ait soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceğinin öngörülmesi, mağdurun anlatımlarını destekleyen tanık beyanları ile mağdurun ifadelerine ana hatlarıyla ve sair delillerle desteklendiği takdirde itibar edilmemesi için tıbbi bir neden bulunmadığını belirten Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu'nun 18.12.2008 tarih ve 3684 s. raporu birlikte değerlendirildiğinde; mağdur çocuğun beyanının, tek başına hükme esas alınmamış olması karşısında ikinci kez dinlenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay gününde 7 yaşında bulunan mağdurun yüzüne yumrukla vurmak suretiyle eylemini gerçekleştiren sanığın maddi cebir uygulaması sebebiyle 5237 s. TCK. nun 103/4. maddesi ile cezanın artırılması gerekirken, yazılı gerekçe ile 103/4. maddesinin uygulanmaması,
Sanığın mağduru sana bir şey vereceğim diyerek henüz inşa halindeki binaya götürerek burada livata eylemini zorla gerçekleştirdiği olayda; 5237 s. TCK. nun 109/1. maddesinde bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden mahrum bırakan kişiye denilmek suretiyle, orada rıza dışında tutulma halinin ayrıca yaptırıma bağlanmış olması ve 765 s. Yasada öngörülen hakimiyet tesisi unsurunun bu düzenleme karşısında tartışılmasına ve kabulüne imkan bulunmamasına nazaran cinsel amaçlı hürriyetten yoksun bırakma suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı O Yer C.Savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy