(1111 S. K. m. 12, 43) (1076 S. K. Geç. m. 6) (5271 S. K. m. 12)
Bakaya suçundan sanık Turan
ün yargılanması sırasında; Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesiyle, Muradiye Sulh Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
1111 sayılı Askerlik Kanununun 12 nci maddesinde; Son yoklamada bulunmayan ve bulunamadıklarına dair bu konuda yazılı bir mazeret gösterememiş olanlara yoklama kaçağı, son yoklamada bulunarak numara ile veya numarasız asker edildikleri halde istenildikleri sırada gelmeyenlere veya gelip de askerlik yapacakları kıt'alara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşanlara bakaya denir biçimindeki tanımlamadan bakaya suçunun, son yoklamada bulunarak numara ile veya numarasız asker edildikleri halde;
1- İstenildikleri sırada gelmemek;
2- Veya gelip de askerlik yapacakları kıtalara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşmak, biçiminde iki şekilde işlenebilmekte olmasına, uygulamada birinci tip bakayaya celp bakayası, ikinci tip bakayaya da sevk bakayası veya geç iltihak suretiyle bakaya denilmesine, yükümlünün yerli, bir başka ifadeyle nüfusa kayıtlı oldukları yerin bağlı bulunduğu askerlik şubesine veya bu askerlik şubesi aracılığıyla gerekli işlemleri yaptırdıkları yabancı askerlik şubesinde son yoklama için kanunda yazılı bir mazeret göstermeksizin hazır bulunmadıkları anda yoklama kaçağı suçunun, diğer hallerde ise bakaya suçunun oluşmasına;
Yükümlü yedek subay aday adaylarının 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun geçici 6.maddesi ve yedek subay aday adayı olmayanların ise 1111 sayılı Askerlik Kanununun 43. ve devamı maddeleri uyarınca yapılan tebligatta belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın yerli bir başka ifadeyle nüfusa kayıtlı oldukları yerin bağlı bulunduğu askerlik şubesine veya bu askerlik şubesi aracılığıyla gerekli işlemleri yaptırdıkları yabancı askerlik şubesine başvurup sevk evraklarını almadıkları anda celp bakayası suçunun; yükümlünün sevk evraklarını aldıktan sonra askerlik yapacakları kıt'alara gitmeksizin toplandıkları yerlerden veya yollardan savuştuklarının anlaşıldığı anda sevk bakayası diğer bir deyişle geç iltihak suretiyle bakaya suçunun oluşmasına, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununda barış zamanında işlenen yoklama kaçağı ve bakaya suçlarına bakacak mahkemelerin yetkisi konusunda herhangi bir özel düzenleme bulunmaması nedeniyle genel nitelikte olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre yetkili mahkemenin belirlenmesinin zorunlu olmasına ve 5271 sayılı CMK 12/1.maddesi hükmüne göre; yoklama kaçağı ve celp bakayası suçunda yükümlünün nüfusa kayıtlı bulunduğu yerin bağlı olduğu askerlik şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına ve Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre yerinde görülmeyen Muradiye Sulh Ceza Mahkemesinin 12.04.2007 gün ve 2007/59 Esas, 2007/47 Karar sayılı yetkisizlik kararının kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy