(765 S. K. m. 7, 212, 240) (5271 S. K. m. 231) (5728 S. K. m. 562) (5237 S. K. m. 252, 257) (5320 S. K. m. 8)
Dava: İrtikap ve irtikaba teşebbüs suçlarından sanık A. Ö.'in yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin altı kez rüşvet alma, bir kez irtikaba teşebbüs, diğerlerinin ise görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair; Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2005 gün ve 2003/80 Esas, 2005/364 Karar sayılı hükmün sanık müdafii ve O Yer C. Savcısı taraflarından temyiz edilmesi ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 22.10.2007 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle, 09.04.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Mustafa Ernalbant hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık A. Ö. ve adına gelen Av. Mustafa Hisar huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Hazır olan sanık; müdafiin savunmasına iştirak ettiğini beyan ederek, hakkındaki hükmün BOZULMASINI, istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık ve müdafii savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 30.04.2008 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın müştekiler T. D. ile T. D.'e yönelik işlediği iddia ve kabul edilen para vermemeleri sebebiyle hastalarıyla ilgilenmeme eyleminde 5237 sayılı TCK. nun 257/1. maddesinde öngörülen kişilerin mağduriyeti veya kamunun zararına neden olunup olunmadığı ya da kişilere haksız bir kazanç sağlanıp sağlanmadığına ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadan ve söz konusu öğelerin oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmadan bu fiillerinden dolayı 765 sayılı TCK. nun 240. maddesinin lehe kabul edilerek uygulama yapılması,
765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvet suçuna yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı bu durumda mahkumiyet kararlarına göre sabit görülen yapması gereken ameliyatı yapmak için altı kez rüşvet alması eyleminin aynı yasanın 257/3. maddesi delaletiyle 257/1. maddede düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu ve lehe kanun değerlendirmesinin bu suçlar arasında yapılması gerektiği gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülüp yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığa bütün suçlarından verilen cezaların miktarları ile hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde hükmolunan hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafii ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy