(5271 S. K. m. 232) (5252 S. K. m. 9) (1412 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma, zorla ırzına geçme ve müessir fiil suçlarından sanık D.K.'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoymak, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müessir fiil suçlarından mahkumiyete dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.06.2005 gün ve 2005/255 Esas, 2005/172. Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK'nun 232/6. maddesine nazaran hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı, varsa süresi ve merciinin tereddüdüne yer bırakmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, ancak bozma üzerine verilen 20.06.2005 günlü hükmün belirtilen hususları vermediği için kesinleşmediği, bu itibarla sanığın verdiği dilekçelerin süresinde yapılmış temyiz talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay'dan verilen bozma kararı üzerine dosyaya yeniden bakacak mahkemenin hak ve yetkilerini düzenleyen CMUK. nun 326. maddesinin amir hükmüne göre bozma kararından sonra yeniden duruşma açılıp, davet edilecek ilgililere bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra olaya tatbik imkanı bulunan kanunların leh ve aleyhteki bütün hükümleri denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı ele alınıp, sonuçları karşılaştırılarak bir karar verilmesi gerektiği ve 5252 sayılı Yasanın 9/1-2 maddelerindeki duruşmasız karar verme koşullarının da bulunmadığı gözetilmeden dosya üzerinden değerlendirme yapılarak yeniden hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy