(5237 S. K. m. 7, 26, 109)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından hükümlü G. hakkında 5237 sayılı TCK.'nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.01.2006 gün ve 2004/329 Esas, 2005/46 Karar sayılı kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen 5237 Sayılı Kanunun uygulanması talebinin reddine ve 765 sayılı TCK.'na göre verilip kesinleşen hükmün lehe olması nedeniyle aynen infazına dair karar usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen hükümlünün temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Hükümlü hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme gelince;
5237 sayılı TCK.'nun 26/2. maddesinin kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez hükmü karşısında, mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın, aynı yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanığın alıkoyma suçundan beraatı yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan kararın 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy