(5237 S. K. m. 7, 43, 61, 103) (2659 S. K. m. 15)
Nitelikli cinsel istismar ve silahla tehdit suçlarından sanık Ufuk Ö.'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair; İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.03.2007 gün ve 2006-65 Esas, 2007/82 Karar sayılı ve cinsel istismar suçu yönünden re'sen de temyiz incelemesine tabii hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 13.02.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Mehmet Reis Koca hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Nitelikli cinsel istismar suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
TCK. nun 61. maddesine aykırı olarak aynı yasanın 43. maddesinin 103/6. maddesinden önce uygulanarak noksan cezaya hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur mahkeme beyanında bu olaydan önce Yılmaz adlı birinin daha kendisine karşı fiili livatada bulunduğunu belirtmekle, mağdurdan da sorularak bu konuda dava bulunup bulunmadığının araştırılması, davanın varlığı ve burada 103/6. maddesi yönünde araştırma yapılıp rapor alındığının belirlenmesi halinde getirilmesi ve bu raporda eklenmek suretiyle; İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü Adli Tıp Uzmanları tarafından düzenlenen 28.08.2006 ve 21.09.2006 günlü raporlarda akut veya kronik livataya delalet edecek bulguya rastlanmadığı ve mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmadığı bildirilmesine rağmen, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 15.12.2006 tarihli raporunda 103/6. maddesinin uygulanmasını gerektirecek biçimde beden ve ruh sağlığının bozulduğu mütalaa olunduğundan, Adli Tıp Kurumu Kanunun 15. maddesi uyarınca dava dosyası ve gerekliğinde mağdurla birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek olayın ortaya çıkış şekli ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve bu sanığa izafe edilen eylemlerden dolayı beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığının tereddütsüz saptanmasından sonra hakkında 103/6. maddenin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden, noksan araştırmayla maddenin tatbiki ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın arabada bulunduğu sırada, müşteki Aytaç'ın ön kapıyı açarak yanına oturması üzerine, araçtaki tüfeği alarak bu müştekiye yönelttiği, diğer müşteki Emre'nin aracın kapısını açarak sanığı etkisiz hale getirdiği olayda, silahla tehdidin her iki müştekiye yönelik olarak yapılmadığı, bu itibarla 5237 Sayılı Yasanın 43. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı nazara alınmadan maddenin tatbiki ile fazla ceza tayini ve 43. maddenin uygulanmaması halinde belirlenecek sonuç cezaya göre de hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde sayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla verinde görüldüğünden ve cinsel istismar suçu yönünde re'sen de yapılan niceleme neticesinde hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy