(765 S. K. m. 61, 102, 104, 202, 212, 213, 339) (5237 S. K. m. 7, 53, 55) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 322) (5271 S. K. m. 223)
Dava: Zimmet, zimmete iştirak, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek, sahtecilik ve bu suça azmettirme, rüşvet almaya teşebbüs, rüşvet alma ve bu suçlara aracılık etme, rüşvet verme, görevi kötüye kullanma ve Taşıt Kanununa muhalefet suçlarından sanıklar; Sefer Zafer, Mehmet Ali İbibikcan, Sabri Duruk, Necati Uğur Gürgen, Bedirhan Bilgin, Gıyasettin Ay, Mustafa Kemal Gönengil, Ali Aydın, Ahmet Coşkun ve Faik Özkan'ın yapılan yargılanmaları sonunda Sefer'in zimmet suçundan mahkumiyetine ve hakkındaki mükerrer davanın reddine, rüşvete aracılıktan beraetine, sanık Ahmet'in sahtecilik suçundan mahkumiyetine, sanık Mehmet Ali'nin zimmet suçuna iştirakten beraetine, sanık Sabri Duruk'un zimmet suçuna iştirak etmekten dönüşen özel belgede sahtecilik suçundan kamu davasının zaman aşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına, sanıklar Bedirhan, Mustafa Kemal ve Ali'nin rüşvet alma, almaya teşebbüs ile bu suça aracılık ve rüşvet verme ve sahtecilik suçuna azmettirme suçlarından beraetlerine, sanıklar Gıyasettin, Necati ve Bedirhan'ın denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna ve artışına sebebiyet verme, görevi kötüye kullanma, Taşıt Kanununa muhalefet etme suçlarından açılan kamu davalarının zaman aşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına, sanık Faik Özkan hakkındaki sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zaman aşımı sebebiyle düşürülmesine dair; Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.02.2007 tarih ve 1996/34 Esas, 2007/28 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki sanıklar Sefer, Ahmet, Gıyasettin ve Faik müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Sanık Mehmet AH. İbibikcan hakkında zimmete iştirak suçundan, sanık Sefer hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçuna aracılık etmekten kurulan beraet hükümleri ile sanık Faik hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zaman aşımı sebebiyle düşürülmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanık Bedirhan'ın rüşvet almak, almaya teşebbüs, sahteciliğe azmettirme, sanık Mustafa Kemal'in rüşvet vermek ve sahteciliğe azmettirmek suçlarından, sanık Ali'nin rüşvet almaya aracılık suçundan haklarında kurulan beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde ise;
Sanıkların üzerine atılı 765 S. TCK. nun 212/1, 61, 213, 339/1 maddelerinde belirtilen suçların kanunda ön görülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı yasanın 102/3. ve 104/2. maddesine göre on senelik asli ve onbeş senelik ilave zaman aşımı sürelerine tabii olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların sorguya çekildikleri 17.09.1997, 10.11.1997, 06.02.1998 tarihlerinden itibaren inceleme gününe kadar on senelik asli zaman aşımı süresinin dolduğu bu arada zamanaşımını kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı ve ayrıca sanıklar Necati, Gıyasettin, Bedirhan ve Sabri hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna ve artışına neden olma, görevi kötüye kullanma, Taşıt Kanununa muhalefet etme ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının da zaman aşımı sebebiyle düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 S. TCK. nun 7/2 maddesi ile 5320 S. Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 S. CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1. ve 5271 S. CMK. nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davalarının zaman aşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık Sefer Zafer hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve davanın reddine dair hükümler ile sanık Ahmet Coşkun hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde ise,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
21.05.1997 günlü iddianamede sanık Sefer hakkında zimmet suçundan ikinci bir dava açılmadığı anlaşılmasına rağmen, mükerrer davanın varlığından bahsedilerek reddine karar verilmesi,
Lehe olduğu kabul edilen 5237 s. TCK. nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur biçimindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte Tekel faturaları ve gider pusulaları düzenleyen, sahte muayene ve tesellüm tutanakları tanzim ederek ilgilileri yerine taklit imzalar atan sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Lehe yasa tespit edilirken 765 S. TCK. nun 202/2. madde ile temel ceza 1/4 oranında artırılarak 15 yıl olarak belirlenmesine rağmen, 5237 S. Kanun uygulamasında 1/5 oranında teşdit uygulanıp 6 yıl olarak tayin edilmesi suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
Sanık hakkında 5237 S. Kanunun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ilişkin hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine bunlardan infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Suçun 5237 S. Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında 53/5. maddenin uygulanmaması ve aynı yasanın 55. maddesine göre kazanç müsaderesine hükmedilmemesi,
Sanık Ahmet hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasında Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin talebi üzerine katılma kararı verildiği ve sanığın da mahkumiyetine hükmedildiği gözetilerek vekalet ücretinden sorumlu tutulması yerine vekalet ücretinin yalnızca sanık Sefer'den tahsiline karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy