(5237 S. K. m. 7, 125, 253) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Rüşvet verme suçundan sanık Y. G.'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2006 gün ve 2006/4 Esas, 2006/171 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun rüşveti tanımlayan 252/3 üncü maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, ancak sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen haklı hususun temini için rüşvet teklif etme fiilinin kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasanın 125/3 üncü maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden lehe kanun belirlenirken eylemin 5237 sayılı Yasanın 252 nci maddesine temas ettiğinden bahisle 765 Yasanın lehe olduğu sonucuna varılması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2 nci maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun'un 562 nci maddesinin 1 inci fıkrasıyla değişik CMK.nun 231/5 inci maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2 nci fıkrası ile de 231/14 üncü maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy