(5237 S. K. m. 7, 116) (5326 S. K. m. 29, 35) (5271 S. K. m. 231, 253, 254, 264) (1412 S. K. m. 305, 317)
Dava: Irz ve namusa tasaddide bulunma, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanığın yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile atılı diğer suçlardan mahkumiyetine dair, Gediz Asliye Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 29/12/2005 gün ve 2005/175 Esas, 2005/249 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C. Savcısı taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Sarhoşluktan 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 35. maddesine göre tayin olunan 50 YTL. idari para cezasından ibaret hükmün aynı Yasanın 29. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığı cihetle CMK. nun 264. maddesi hükmü de gözetilerek temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince bir karar verilmesi mümkün görüldüğünden sanık hakkında cinsel taciz ve geceleyin konut dokunulmazlığı suçundan kurulan hükümlerle sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Cinsel taciz suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafii ve O Yer C. Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanığa yüklenilen geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 5271 sayılı CMK. nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK. nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy