(5271 S. K. m. 8, 170, 174)
Dava: Rüşvet vermeye teşebbüs etmek ve hırsızlık suçlarından şüpheli Ziver Dilen hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.01.2007 tarihli ve 2005/26483 soruşturma 2007/282-50 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Beyoğlu 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2007 tarihli ve 2007/14 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Beyoğlu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 5.2.2007 tarihli ve 2007/8 sayılı kararının;
Olay tarihinde vatandaşların çantasını açmaya çalışan şüphelinin kolluk görevlilerini gördüğünde kaçmaya başladığı, polis tarafından yakalanması üzerine şüphelinin üzerinden çıkan cep telefonlarını ve 100 YTL parayı polis memurlarına kendini bırakmaları için teklif etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, rüşvet teklif etme ve hırsızlık suçlarından iddianame düzenlendiği, rüşvet teklif etme suçuna bakma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu, hırsızlık suçuna bakmanın her ne kadar asliye ceza mahkemesinin görev alanına girdiği görülse de, her iki suç arasında hukuki ve fiili irtibatın olduğu, bu durumda da üst mahkeme olan ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu ve her iki suç için mahkemelere ayrı ayrı dava açılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.03.3007 gün ve 12777 sayılı yazıları istemine atfen C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Bağlantı kavramı kenar başlıklı 8. maddesinde yer alan (1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır hükmüne nazaran şüphelinin hırsızlık fiilini işlediği sırada takip sonucu yakalandığı ve üzerinde çıkan cep telefonu ve 100 YTL.'yi salıverilmesini temin maksadıyla kolluk görevlilerine teklif etmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinden dolayı olayın oluş şekli nazara alınarak, şüpheli hakkındaki davanın yüksek görevli mahkemede birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 05.02.2007 gün ve 2007/8 müteferrik sayılı kararın CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy