(765 S. K. m. 61, 416) (5237 S. K. m. 35, 102) (5271 S. K. m. 253, 254)
Irza geçmeye teşebbüs suçundan sanık Ramazan Kayurtaş'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; basit cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.2.2006 tarih ve 2005/390 Esas, 2006/34 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Komşu olmaları nedeniyle mağdurenin eşinin yaylada olduğunu bilecek durumdaki sanığın olay gecesi 02.00 sıralarında uyuduğu odaya girerek başını ve göğüslerini okşamaya başladığı mağdurenin bu esnada uyanıp bağırması, evde bulunan kızkardeşinin sesi duyup, lambayı yakması neticesinde kaçmak zorunda kaldığı biçiminde oluşa uygun kabul edilen eylemlerinin ırza geçmeye yönelik icrai hareketlerden olduğu ve meydana geldiği yer, zaman, sanığın olay sırasındaki söylem ve eylemlerinin ırza geçme kastını açığa çıkarttığı, ancak elinde olmayan engel nedenlerden dolayı tamamlayamadığı eyleminin her iki TCK. na göre ırza geçmeye teşebbüs (nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs) niteliğinde olduğu anlaşılmakla; 765 S. Kanunun 416/1, 61. maddeleriyle, 5237 S. Kanunun 102/2.ve 35. maddelerine göre karşılaştırma yapılması gerekirken, fiilin 5237 S. TCK. nun 102/1. maddesine uyduğu ve lehe olduğu kabul edilerek buna göre ceza tayini,
Kabule göre de;
5237 S. TCK. nun 102/1. maddesinin takibinin şikayete bağlı olduğu ve 5560 S. Yasayla değişik CMK. nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği, 5237 S. Kanunun 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK. nun 253. ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321.ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy