(5237 S. K. m. 53, 55) (765 S. K. m. 202) (5271 S. K. m. 150, 151) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava ve Karar: Zimmet suçundan hükümlü D. Ö. hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2005 gün ve 2005/305 Esas: 2005/621 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 Sayılı kararına ve 5237 Sayılı T.C.K.nun 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre de sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 Sayılı T.C.K.nun 202/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında; C.M.K.nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlü müdafii hazır bulunmadan ve 151/1. madde uyarınca işlem yapılarak müdafiin hazır bulunması sağlanmadan yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
5237 Sayılı T.C.K.nun 53/3. maddesine göre 53/1 -c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
04.07.2006 tarih ve 2006/10-128 Esas, 2006/177 Sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, hükümlü müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy