(5237 S. K. m. 53) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Zimmet suçundan sanık B. A.'ın yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 5237 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca mahkumiyetine dair İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2005 gün ve 2004/150 Esas, 2005/519 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5320 Sayılı Kanunun 11.5.2005 tarihli 5347 sayılı kanunla eklenen geçici 1. maddesinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak talepleri görevsizlik kararı verilmeyerek bu mahkemelerce sonuçlandırılır hükmü nazara alınarak iddianame ve şahsi hak talep tarihleri gözetilerek katılan vekilinin tazminat istemi konusunda bir karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sayman mutemedi alındı makbuzlarını içeren koçanların sanığa teslim edildiği tarihte bu makbuzlara dair tahsilatın alındığı varsayımına dayanan değerlendirme ile bu tarihten başlayarak faiz tahakkukuyla tahsile karar verilmesi ve 20.3.2003 tarihinde teslim edilen (196001-197000) sayılı makbuzlarla yapılan toplam tahsilatın tutarının 2.452.850.000 TL. olduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 Sayılı Kanunun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Suçu 5237 Sayılı Kanunun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5 inci maddesinin uygulanması sırasında infazda tereddüde sebep olacak şekilde hak yoksunluğu süresinin belirtilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy