(765 S. K. m. 81, 212, 213) (5237 S. K. m. 252) (5320 S. K. m. 8)
Rüşvet verme suçundan sanıklar Ayhan Bektaş ve Uğur Kızıl'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.12.2005 tarih ve 2005/376 Esas, 2005/428 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtayca tetkiki O Yer C.Savcısı ve sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
11.12.2006 günlü tevsi kararımız üzerine, dosyaya ibraz edilen vekaletnameden Avukat Zeki Kaya'nın her iki sanığın müdafii olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bir no.lu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Müşteki Erdoğan Aslan imzalı 10.09.2002 günlü tutanakta ve aynı günlü teslim fişinde sanık Uğur'un ruhsat arasına para koyarak kendisine uzattığı ve bizi görme bir güzellik yap, biz bu iyiliğinin altında kalmayız dediği yazılı olmasına rağmen, müştekinin kollukta sanık Uğur'un ruhsatın arasına parayı koyup, sair sanık Ayhan'a uzattığı, onunda kendisine vererek, yemek yersin, rakı içersin bize bir güzellik yap diye beyanda bulunduğu, mahkemede ise aracın sürücüsü ve yanındaki kişinin bizi bırak idare et diye bir miktar para çıkardıklarını, kabul etmediğini belirtir biçimde ifade verdiği, ancak bu beyanların ve tutanakların sanıkların suçunun sübutunda ve iştirakin tespitinde önem arzettiği durumda farklı ve birbiriyle çelişir nitelikte oldukları anlaşılmakla; müştekinin yeniden dinlenip, parayı veren ve sözleri söyleyenin kimler olduğunun saptanıp çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi beyanına neden üstünlük tanındığının karar yerinde açıklanarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı tayin ve takdiri yerine eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
765 S. TCK. nun nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, teklifin kabul edilip rüşvet anlaşması yapılmasının ayrıca kabul eden açısından 212. maddenin uygulanmasını, yani tek taraflı suçun iki taraflı hale gelmesini sağladığı, bunun karşılığı olan 5237 sayılı kanunun 252/1. maddesinin ise rüşvet teklif ve vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun oluşumu için değil, fakat tamamlanması için gerekli saydığı ve bu biçimde önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, mahkeme kabulünde olduğu gibi teklifin karşı tarafça reddedilmesi sebebiyle anlaşmanın sağlanamaması durumunda rüşvet vermeye teşebbüs suçunun oluşacağı gözetilip lehe kanunun buna göre belirlenmesi yerine, tamamlanmış suç nazara alınarak 765 S. Kanunun lehe kabulü,
Sanıkların sabıkalarına esas ilamların infaz tarihleri tam olarak belirlenip, şartların varlığı halinde lehe kabul edilen 765 S. Kanun uyarınca ceza tayin olunurken aynı kanunun 81. maddesinin de tatbiki gerektiği gözetilmeden, infaza ait olduğu ve 5237 S. Yasada düzenlenmediği gerekçeleriyle uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve bu itibarla sanıklar müdafii ile O Yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy