(5283 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 212)
Dava: Zimmet ve cürüm eşyasını bilerek kabul etmek suçlarından sanıklar, S. K., A. K., E. D., G. Ö., S. K.'nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık S. K.'ün eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine, sanıklar A. K., E. D., G. Ö. ve S. K.'nun beraetlerine dair, Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.11.2006 gün ve 2005/456 Esas, 2006/417 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan SSK ve Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
19.01.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5283 sayılı Yasanın 4/c-1 fıkrasında Sağlık hizmeti sunan personelle ilgili açılmış ve açılacak davalar Bakanlık husumeti ile yürütülür hükmü ve SSK Başkanlığının 6.1.2006 günlü dilekçesi üzerine, Sağlık Bakanlığına izafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün 23.3.2006 günlü dilekçesi nedeniyle Sağlık Bakanlığının müdahilliğine karar verilmiş, dolayısıyla mahkemece SSK Başkanlığının müdahilliğine dair verilen karar hükümsüz kaldığından temyiz hakkı bulunmayan SSK vekilinin temyiz isteminin reddiyle, katılan Sağlık Bakanlığının sanıklar A. K., E. D., Gülay Ö. ve S. K. haklarında kurulan beraet hükümlerine yönelik temyiziyle sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanık S. K.'ün, çeşitli nedenlerle hastaneden ayrılan personeli görevdeymiş gibi gösterip bordrolara dahil etmek suretiyle sahte belgelerle yasal olmayan şekilde elde ettiği paraları kendisinin ve diğer sanıkların hesaplarına aktarması şeklindeki eylemleri nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, mahkemece oluşa uygun kabul edilmiş olmakla; 5237 sayılı TCK. nun 212. maddesinde sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle, sahtecilik suçunun da unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve bundan sonra sanıklar A. K., E. D., G. Ö. ve S. K.'nun konumları itibariyle, gerçekten hak ettikleri maaş, nema, ikramiye miktarlarını bilecek durumda oldukları halde, suç tarihleri dikkate alındığında uzunca bir süre kendi hesaplarına yatmaması gereken yüksek meblağdaki paraları çektikleri, bu paraların bilgileri dışında hesaplarına aktarıldığını bilmemeleri hayatın olağan akışına ters olduğu dolayısıyla, diğer sanık S. K.'ün eylemlerine iştirak ettikleri anlaşılmakla mahkumiyetleri yerine beraetlerine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy