(5237 S. K. m. 7, 247) (765 S. K. m. 202) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Zimmet suçundan sanık Ö. Ç.'in yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine dair, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 14.04.2006 gün ve 2006/49 Esas, 2006/115 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 08.06.2007 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 16.01.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından A. E. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, sanık müdafii Av. M. M. duruşması olmasından dolayı mürafaya katılamayacağını ve kararın yokluğunda verilmesi istemli 14.01.2008 tarihli fax gönderdiği anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.'nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.'nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy