(5237 S. K. m.73, 104) (5271 S. K. m. 223) (765 S. K. m. 71, 81, 416, 430)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızası ile kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından hükümlü 765 sayılı TCK. nun 430/2, 81/1, 416/3, 81/2, 71.maddeleri uyarınca 4 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, K. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2003 gün ve 2000/849 esas, 2003/103 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması yönündeki bozma kararı üzerine, cinsi münasebet suçundan 765 sayılı Yasanın lehe olduğundan bahisle 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve mağdurenin rızasıyla kaçırıp alıkonulması kazancı suçunda ise 5237 sayılı Yasa uyarınca beraatine dair, ayın Mahkemenin 28.11.2006 gün ve 2006/814 esas, 2006/1060 sayılı kararında mağdurenin şikayetçi olmadığından bahisle cebir, tehdit, hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla rızasıyla cinsel ilişkide bulunan kişinin beraatine karar verilmesi gerektiği halde cezalandırılmasında isabet görülemediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza işleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.06.2007 gün ve 25226 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 günlü 2006/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, 05.07.2000 suç tarihinde kayden 09.11.1984 doğumlu olup 15 yaşını bitirdiği anlaşılan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı yasanın 104.maddesinin 1.fıkrası kapsamında yer alan suçu oluşturmasına, bu suçun takibinin şikayete bağlı bulunmasına ve mağdure da 30.07.2000 günlü jandarmada alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını belirtmesi ve 11.11.2002 günlü oturumda ise rızamla ilişki kurdum şeklindeki beyanına göre, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 73. ve CMK'nun 223/8. maddesine göre Düşmesi yerine 765 sayılı TCK'nun 416/son maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda isabet bulunmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozmaya dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğu anlaşıldığından,
Sonuç: K. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 gün ve 2006/814 esas, 2006/1060 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK. nun 73 ve CMK. nun. 223/8.maddesi gereğince DÜŞMESİNE, bu suçtan verilen cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.08.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy