(765 S. K. m. 61, 212, 213, 219) (5237 S. K. m. 252, 257) (5271 S. K. m. 231, 232)
Dava: Rüşvet almak suçundan sanık A. Y.'nun bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2005 gün ve 2005/301 Esas, 2005/366 Karar sayılı hükmün duruşmalı olarak süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 27.02.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ahmet Dinç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık A. Y. ve adına gelen Av. A. Tayyar Selçuk huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Hazır olan sanık müdafiin savunmasına iştirak ettiğini beyan ederek, hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık ve müdafii savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 12.03.2008 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yozgat Devlet Hastanesinde KBB uzmanı olarak görev yapan aynı zamanda özel muayenehanesi de bulunan sanığın müştekinin kızının bademciklerinin alınması ve ameliyat gerektiği teşhisinden sonra yeşil kartı bulunan müştekiye yeşil kartın ancak hastane masraflarını karşılar, masrafların dışında bana 150.000.000 lira, anestezi uzmanına da 25.000.000 lira vereceksiniz, pazarlık ederseniz 200.000.000-lira olur demesi üzerine fiyatı kabul edip etmediği, ameliyatı yaptırıp yaptırmayacağı konusunda hiçbir şey söylemeden muayenehaneden ayrılan, bu arada da kızının ameliyatını yaptırabilmek için, değişik yollar arayan, ameliyatını bir türlü gerçekleştiremeyen ve özellikle hazırlıktaki anlatımlarına göre parayı verme niyeti olmayan müştekinin durumu valiliğe ve daha sonra da polise bildirdiği, sanığın yakalanması için seri numaraları alınmış paraların polisin bilgisi dahilinde muayenehanede verilmesini müteakip sanığın parayla birlikte yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin 765 sayılı Yasanın 212/1-son, 61, 219/3. maddelerine uyan, yapması gereken işi yapmak için rüşvet almaya eksik teşebbüs suçunu oluşturduğu; ancak 765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu cihetle sanığın eylemi aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamak suçunu oluşturduğu ve lehe kanun değerlendirmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Ayrıca hükümden sonra yürürlüğe giren 5560 ve 5728 sayılı Kanunlarla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kabule göre de;
Eylemin rüşvet alma suçunu oluşturmasına rağmen hüküm fıkrasında 765 sayılı TCK.nun 212/1. maddesi yerine 213/1 olarak gösterilmesi suretiyle CMK.nun 232/5. maddesine muhalefet edilmesi,
765 sayılı TCK. nun 219/3. maddesi gereğince uygulama yapılırken suça konu paranın değeri pek hafif olduğu halde hafif kabul edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy