(5237 S. K. m. 7, 53, 55, 247) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Nitelikli zimmet suçundan sanıklar H., Y., T., S., K. ve M.'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar K. ve M.'in atılı suçtan beraetlerine, sanık H.'ın zimmet suçundan, diğer sanıkların ise eylemlerinin görevi ihmal suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetlerine dair, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.11.2006 gün ve 2002/345 Esas, 2006/441 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak zimmet suçu sabit görülmüşse de; Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/385 Esas sayılı dava dosyasının sonucu araştırılıp, sanık H. müdafiin 23.11.2006 tarihli esas hakkındaki savunma ile gerekçeli temyiz dilekçelerinde belirtilen hususlar üzerinde de durularak bir kısım sanıkların görevden ayrıldığı 16.03.2002 tarihi itibarıyla Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/19 değişik iş sayılı dava dosyasında yapılan tespitler dikkate alınıp gerekli görülmesi durumunda da inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılıp bu tarihe göre inşaatların fiziki gerçekleşme oranları ve Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin bilirkişilerden alınacak raporla saptanmasından sonra, aynı tarih itibarıyla önceki bilirkişilerden farklı emekli Sayıştay Denetçisi 3 kişilik heyetten, belirlenen inşaat maliyeti, kooperatifin tüm giderleri ile yine bu dönemdeki üye aidatları, alınan krediler ve sağlanan tüm gelirlerin belirlenmesinden sonra arada fark olup olmadığı, dolayısı ile sanıkların zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığına dair rapor alınarak hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen suça konu 74.354.20 TL. katılan kooperatife ait bir para olup, kooperatifçe hukuk mahkemesinde dava açılarak tazmini yoluna gidilmesi mümkün bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 55. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,
Sanık H. hakkında 5237 sayılı Kanunun 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine bunlardan da infaz süresince yoksun bırakılması,
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar Y. , T. ve S. yararına olan 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık S.'ın adli sicil kaydı da değerlendirilerek mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy