(5237 S. K. m. 7, 204, 257) (5271 S. K. m. 176)
Dava: Rüşvet alma, rüşvet verme suçlarından sanıklar M. N. T., H. A., M. T., K. D., A. C., A. S. ve Z. T. ile resmi belgede sahtecilik suçundan sanık Z. T.in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların rüşvet alma, rüşvet verme suçlarının görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetlerine ve sanık Z.'nın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2008 gün ve 2008/30 Esas, 2008/96 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık Hasan ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Sanık H.'ın süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar M. N. T., H. A., M. T., K. D., A. C. ve A. S. haklarında görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanık Z. hakkında görevi kötüye kullanmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
13.03.2007 tarihli mahkumiyet hükümlerinin Dairemizin 03.10.2007 gün ve 2007/7116 Sayılı ilamı ile CMK176/1. maddesi uyarınca, sanığa iddianame tebliğ edilmeden ve CMK176/3. maddesinde öngörülen hususlar yerine getirilmeden ve buna ilişkin tutanak dosyaya konulmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi sebebiyle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde 08.02.2008 tarihli celsede iddianamenin sanık ve müdafine tebliğ edilmesi ile yetinilerek, sanığın usulüne uygun olarak savunması tespit edilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçundan 765 Sayılı TCK'nun lehe olduğu kabul edilerek asgari hadden uzaklaşılarak hüküm kurulduğu halde, lehe kanun tespitinde 5237 Sayılı TCK hükümlerinin asgari hadden uygulanarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Görevi kötüye kullanmak suçundan kurulan hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Hasan ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy