(5237 S. K. m. 53, 73, 103, 104) (5271 S. K. m. 218) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık Y. D.'in yapılan yargılanması sonunda; eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2007 gün ve 2007/209 Esas, 2007/233 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Alınan sağlık kurulu raporuna rağmen suç tarihindeki yaşı tam olarak belirlenemeyen mağdurenin yaşı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan görüş alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
Nüfus kaydından farklı olarak mağdurenin suç tarihinde 15 yaşını ikmal ettiği kabul edilmesine karşın CMK 218. maddesi uyarınca yaşının düzeltilmesine karar verilmemesi,
Sanığın işlediği kabul olunan suçun takibinin şikayete bağlı bulunduğu, TCK. nun 73/1-2. madde ve fıkralarına göre fiilin ve failin öğrenilmesiyle başlayan şikayet süresinin altı ay olduğu, 10.12.2005 olan suç tarihi ile 01.03.2007 şikayet tarihi arasında şikayet süresinin geçirildiği nazara alınarak kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine duruşmaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Suç tarihi itibariyle, sanığın işlediği kabul edilen reşit olmayanla cinsel ilişki eylemin 15.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda ise aynı Kanun'un 23. maddesinin, 5560 sayılı Kanun'un 40. maddesi ve 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile yapılan değişiklikler de nazara alınarak sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy