(2709 S. K. m. 141) (765 S. K. m. 212, 278, 367) (5271 S. K. m. 34, 219, 225, 230, 231) (1412 S. K. m. 264, 308) (5237 S. K. m. 204, 207, 235, 247, 252, 27)
Dava ve Karar: Kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, devlet alım satımına fesat karıştırmak, özel belgede sahtecilik, irtikap, zimmet, rüşvet almak, rüşvet vermek ve nüfuz kullanmak suçlarından yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar D. G. ve S. Ö.'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, kamu kurumunu vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, sanık M. A. M.'in nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, nitelikli zimmet, irtikap ve rüşvet suçlarından mahkumiyetine, R. Ö.'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, M. A.'ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, A. Ç.'ın zimmet ve irtikap suçlarından mahkumiyetine, N. T.'ın rüşvet almak suçundan mahkumiyetine, H. İ. B.'ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, A. D.'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, A. Y.'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, S. K. hakkında kamu kurumunu vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, S. Y.'ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, S. G.'ün resmi belgede sahtecilik, irtikap, nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından mahkumiyetine, T. A.'ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, kamu kurumunu vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımından dolayı ortadan kaldırılmasına, M. O.'ın 765 sayılı TCK.'nun 367. maddesine aykırılık suçundan mahkumiyetine, A. K. ve Z. S.'nun özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, D. K. hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan davanın zamanaşımından dolayı ortadan kaldırılmasına, H. Ç., C. A. ve M. Y.'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, A. K.'ün resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçundan açılan davanın zamanaşımından ötürü ortadan kaldırılmasına, Ö. Y.'nın görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine, H. S. G., M. K., A. D., M. E. ve K. Ö.'in beraetlerine dair, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.11.2007 gün ve 2002/85 Esas, 2007/427 Karar sayılı hükmün sanıklar müdafii, sanıklar ve C. Savcısı taraflarından temyiz edilmesi ve sanıklar S. Ö., M. A. M., N. T., A. D., A. Y. ve T. A. yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 03.11.2008 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 18.02.2009 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcıları'ndan A. E. olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık M. A. M. adına gelen Av. M. D. ve Av. B. D. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Sanıklar S. Ö., N. T., A. D., A. Y. ve T. A.'a tayin edilen cezaların tür ve tutarına göre müdafiilerin duruşmalı inceleme isteklerinin CMUK.'nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, bu sanıklar yönünden duruşmasız, duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık M. A. M. Hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün Bozulmasını istediler.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 04.03.2009 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcısı H. A. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık M. A.M. müdafii Av. M. D. geldi.
Dosya incelenmediğinden,
Yargıtay C. Savcısı'nın uygun görülen talep ve mütalaasına göre tefhim olunmak üzere duruşmanın 18.03.2009 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmasına oybirliği ile karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
C. Savcısının temyiz dilekçesinin içeriğine nazaran sanıklar M. K., A. D. ve K. Ö. haklarında verilen beraet hükümlerine yönelik temyizinin bulunmadığı, dolandırıcılık suçundan hakkında dava açılan sanık K. E. ile ilgili ise verilmiş bir hüküm olmadığı, ayrıca S. Ö., A. D. ve T. A.'ın 765 sayılı TCK.'nun 278. maddesine muhalefet, sanıklar Ramazan Önel, Ahmet Yörük, H. Ç., C. A., M. Y. ve Ö. Y.'nın irtikap, A. K.'nin zimmet, Z. Suçu'nun ihaleye fesat karıştırma suçlarından da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı, ancak mahkemesince her zaman ele alınıp bu suçlarla ilgili olarak karar verilmesinin olanaklı bulunduğu dikkate alınıp bozma nedeni yapılmadan, incelemenin diğer sanıklar ve suçlar hakkında verilen hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.'nun 34/1, 230 ve CMUK.'nun 308/7. maddelerine göre, mahkeme kararlarının tarafları ve herkesi inandırıp tatmin edecek güçte ve Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde gerekçeli olması gerektiği, hükmün dayanağı olan sanıkların leh ve aleyhindeki tüm kanıtların gösterilmesi, tartışılması, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirtilmesi, iddia ve savunmanın değerlendirilmesi, sanıkların suçları gerçekleştirme veya katılma biçimlerinin, sabit görülen eylemler ile bunların nitelendirmesinin, zincirleme suç yerine bağımsız suç kabulünün sebeplerinin anlaşılır şekilde her suç ve sanık bakımından ayrı ayrı gösterilmesi, her suçla ilgili varılan sonuçların açıklanıp bunlarla kanıtlar arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
CMK.'nun 219/1. (CMUK.'nun 264.) maddesinin amir hükmüne aykırı olarak birleştirilen 2002/359 Esas sayılı dosyaya ait esaslı işlemlerin yapıldığı 05.07.2002 günlü oturuma ait duruşma tutanağının üçüncü sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması,
İddianame içeriğine ve sevke göre sanıklar S. Ö., M. A. M., R. Ö., S. G., T. A., H. Ç., A. K., C. A. ve M. Y. hakkında sahtecilik suçundan dolayı kamu davası açılmadığı, bir olayın açıklanması sırasında başka olaydan söz edilmesinin kamu davası açıldığı anlamına gelmeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı nazara alınmadan CMK.'nun 225/1. maddesinin Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir hükmüne aykırı biçimde usulen kamu davasının açılması sağlanmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
Sanık M. A. M. hakkında rüşvet vermekten dava açılmasına rağmen lehe yasa değerlendirmesinin 765 sayılı Kanunun 212/2. maddesi üzerinde yapılarak rüşvet almaktan mahkumiyet kararı verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Sanık M. A. M.'in müteselsilen zimmet, sanıklar A. D. ve A. Y.'ün ise müteselsilen sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istendiği halde ek savunma hakkı tanınmadan sanık M. A. M.'in iki kez zimmetten, A. ve A.'in ise üçer kez sahtecilikten, ayrıca değişen suç vasfına göre ek savunma imkanı tanımadan sanık A. K.'nin özel belgede sahtecilik, Ö. Y.'nın ise görevi kötüye kullanmaktan mahkumiyetlerine karar verilerek savunma haklarının ihlal edilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.'nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.'nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanıklar Z. S., A. K. ve M. A.'ın özel belgede sahtecilik, Ö. Y.'nın ise görevi kötüye kullanma suçları bakımından mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar, sanıklar müdafiileri ve C. Savcısı'nın temyiz itirazları ile sanık M. A. M. müdafiilerin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy