(5237 S. K. m. 7, 43, 53, 62, 63, 212, 247) (4603 S. K. m. 1) (YCGK 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: Zimmet suçundan sanık E. C. A.'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.7.2006 gün ve 2005/233 Esas, 2006/228 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 8.2.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere Türkiye Halk Bankası personeli olan sanığın teselsül eden zimmet suçunun 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 Sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. ve 5. bentleri gereğince, Türkiye Halk Bankası özel hukuk statüsüne tabii bir anonim şirket haline dönüştürülerek, personel hakkında 233 ve 399 sayılı KHK.'lerin uygulanması ve dolayısıyla memur gibi cezalandırılabilme olanağı bulunmadığından ve özel düzenleme içeren 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 Sayılı Bankalar Yasasına tabi kılındığı dikkate alınarak, 5237 Sayılı TCK. nun 7/2. maddesi de değerlendirilmek suretiyle bunlardan lehine olan kanun hükümlerine göre hüküm kurulması gerekirken, banka personeli sanığın 5237 Sayılı TCK. nun kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 247/1, 43, 62, 53/1-5, 63. maddeleriyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın eylemi nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde, basit zimmetten hüküm kurulması,
5237 Sayılı TCK. nun 212. maddesi düzenlemesi karşısında, sahte mudi imzalar ile para çeken sanık hakkında ayrıca sahtecilik suçundan da ceza tayini suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 21.11.2003 günlü ilk hükmün yalnızca sanık müdafiince temyiz edilmiş olması nedeniyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy